Sağılmak nedir, Sağılmak ne demek

  • Sağma işine konu olmak.
  • Kumaş, kilim vb. bir yerinden iplik çıkıp sökülmek
  • Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek.

"Sağılmak" ile ilgili cümleler

  • "Yılan deliğe sağıldı."
  • "Kilimin kenarı sağıldı."

Yerel Türkçe anlamı:

Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek : Yıldızlar sağılıyor. Yılan deliğe sağıldı.

1.İplik, kumaş ve benzeri şeyler boşanmak, çözülmek. 2.bk. sağlanmak.

Hastalık ya da yara iyileşmek.

Kayar gibi hızla koşmak.

Yokuştan, ağaçtan hızla inmek.

Ağaçta yemiş kalmamak

Birdirbir oyununda uzanıp atlamak

Diğer sözlük anlamları:

İplik gibi uzayıp gitmek.

Sağılmak anlamı, tanımı:

Sağılma : Sağılmak işi.

Sağma : Sağmak işi.

Kumaş : Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme. Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma.

Kilim : Döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın, kıl veya yün dokuma.

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

Sökülmek : Parayı istemeyerek vermek, harcamak. Sökme işine konu olmak.

Akmak : Boya birbirine karışmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

 

Kaymak : Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek. Sütün veya yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Anlamı değişmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Durum değiştirmek. Kurtulmak.

Konu : Üzerinde konuşulan şey, bahis. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje.

Olmak : Uygun düşmek, yerinde görülmek. Bulunmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Sürdürmek, yürütmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Uymak, tam gelmek. Sarhoş olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Yol açmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Geçmek, tamamlanmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak.

 

Diğer dillerde Sağılmak anlamı nedir?

İngilizce'de Sağılmak ne demek? : (nesne almayan fiil)