Sahabi nedir, Sahabi ne demek

Sahabi; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Sahabi isminin anlamı, Sahabi ne demek:

Hz. Muhammed'i görmüş, birlikte bulunmuş kimse. Sahabi ismi; Arapça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Sahabi hakkında bilgiler

Sahabe veya çoğulu Ashab (Arapça: الصحابة), bir İslam dini terimi. İslam peygamberi Muhammed'i görmüş, onunla konuşmuş, arkadaşlık etmiş ve ona inanmış Müslümanlara verilen isimdir. İslam literatüründe bir saygı ifadesi olarak Eshâb-ı Kirâm (Yüce/soylu sahabeler) şeklinde anılırlar. Peygamberin vefat ettiği vakit, sayıları 124 binden fazla idi. Bu anlayışın tüm İslam toplumlarında paylaşılmadığını, Şiî-Alevî topluluklarında Sünnilik'teki gibi mutlak saygı gören bir sahabe anlayışı bulunmadığını kaydetmek gerekir; örneğin ilk dört halife ve Muaviye gibi Sünnilik'te saygı gören ve hatta kutsanan bazı kişiler Ehli beytin haklarını gasp eden ve onlara zulmeden kişiler olarak görülürler ve Şiî-Alevî topluluklarda nefret (teberra) ile anılırlar. Bu duygu; Ali ile savaşan Aişe binti Ebubekir, Zübeyr bin Avvam, Talha bin Ubeydullah, Muaviye bin Ebu Süfyan, Amr bin As için de geçerlidir. Sahabe veya ashab Arapça kökenli bir sözcük olup, "yoldaşlar, arkadaşlar" anlamındadır. Sahib (Arapça: صاحب) ve Sahabi kelimelerinin çoğuludur. İslâm tarihçileri ve referans kaynaklarına göre Muhammed'in çevresindeki inanmış (Müslüman) insanlara sahabe denir. Bu kişiler Muhammed ile birlikte yaşamış ve onu görmüş kişilerdir. İlk sahabe kadınlardan Hatice, erkeklerden sunnilere göre Ebu Bekir şiilere göre ise Ali'dir.

 

Sahabi kısaca anlamı, tanımı

Sahab : İye, sahip. Arapça kökenli sâhib: Koca, eş. “Sahabım öleli yirmi senedür. Sahip. Sahip, karşılığı sayıp, sayip

Saha : Alan. Takım oyunlarında karşılaşmaların yapıldığı yer.

Paylaşılma : Paylaşılmak işi.

Arkadaşlık : Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet.

Ubeydullah : [Bakınız: Übeydullah].

Literatür : Edebiyat. Kaynak.

Kaynaklar : Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancı kaynaklar gibi) tümü. İzmir kenti, Buca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kaydetmek : Yazmak, bazı önemli noktaları tespit etmek. Sıcaklık, basınç gibi bir niceliğin değişkenliğini tespit etmek. Sesi veya resmi manyetik bant üzerine geçirmek. Belirtmek, söylemek. Herhangi bir şeyi bir yere mal etmek, bir şeyin tarih, numara veya adını bir deftere geçirmek. Olumlu sonuç almak. Hatırlamak için yazmak, not etmek. Elektronik veya sayısal araçlarda bilgiyi korumaya almak.

Muhammedi : Müslüman.

Peygamber : İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi.

Ebubekir : Bekir'in babası.

Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.

 

Referans : Tavsiye mektubu. Tavsiye. Kaynak.

Müslüman : İslam dininden olan kimse, Muhammedî, Müslim, Müselman, mümin. Doğru, haktan ayrılmaz kimse. İslam dininin kurallarını yerine getiren kimse.

Sünnilik : Kur'an'a ve Hz. Muhammed'in sünnetlerine göre davranmayı en doğru ve tek yol sayan, Hanefi, Maliki, Şafii, Hanbeli mezhepleri.

Kaydetme : Kaydetmek işi.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Muhammed : [Bakınız: Muhammet].

Anlayış : Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

Tarihçi : Tarihsel konular üzerinde araştırmalar yapan, tarih kitapları yazan kimse, müverrih. Tarih öğretmeni.

Diğer dillerde Sağyazı anlamı nedir?

Osmanlıca Sağyazı : imlâ