Samsak dikmek nedir, Samsak dikmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İş ve konuşma durumunda uyuklamak : Bizim gelin samsak dikmeğe başlamış.

Samsak dikmek anlamı, kısaca tanımı

Samsak : Sarmısak. Eski, dağınık, kötü giyimli: Samsak adam. Maşrapa, su tası. Sarımsak

Dikme : Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.

Dikmek : Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

Samsa : Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı.

Uyuklamak : Oturduğu yerde hafif uykuya dalmak, ımızganmak.

Başlamış : Hatay ili, Erzin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Hüyük ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehrinde, Akhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ilinde, Lâdik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Uyuklama : Uyuklamak işi.

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Uyuk : Tezgâhta dokunmuş yün çorap. Makine ile yapılan çorap. (Kartal Eskişehir).

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Bizi : Çarık dikmek için kullanılan demir, ağaç çivi.

Diğer dillerde Samoyed köpeği anlamı nedir?

İngilizce'de Samoyed köpeği ne demek ? : samoyed dog