Sanat tiyatrosu nedir, Sanat tiyatrosu ne demek

Sanat tiyatrosu; Gösteri, Tiyatro alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Tiyatro'daki anlamı:

Salt sanat düşüncesi ile kurulmuş tiyatro. Tecim tiyatrosunun karşıtıdır, (bk. tecim tiyatrosu.).

Teknik terim anlamı:

Tiyatroda kazancı düşünmeden, sanat eylemini gerçekleştirirken seyircisine düşünce ve duygu açısından katkıda bulunmayı amaç edinen tiyatro. Tecimsel tiyatronun karşısında yer alır.

Sanat tiyatrosu kısaca anlamı, tanımı

Sana : Sen zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Tecim tiyatrosu : Sanat tiyatrosunun tam karşısında ve amacı para kazanmak olan tiyatro. Eğlendirici, hafif yapıtlar sahneye getirilen bu tiyatroda amaç sanattan çok para kazanmaktır. Sanat tiyatrosuna aykırı bir tiyatro türü. Amacı, eğitim yerine yalnızca kazançtır. Bunun için de oynadıkları yapıtların sanat bakımından bir değeri yoktur. Ancak eğlendirici, hafif yapıtlar sahneye konur. Paris'de Bulvar Tiyatrosu, New York'ta: Broadway Tiyatrosu tipik örneklerdir.

 

Salt sanat : XX. y.y.ın başlarında Kandinsky ve Archipenko'nun doğayı konu olarak almayan, yalnız çizgi, nokta ve yüzey gibi geometrik öğeleri resim ve heykel için yeterli gören sanat görüşü.

Tecimsel : Ticaret ile ilgili, ticarete ait. Tecim ile bağımlı, tecime ilişkin işlemler.

Seyirci : Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici. İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici.

Kazancı : Kazan yapan, satan veya onaran usta. Kazanı ateşleyen kimse, ateşçi.

Düşünme : Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

Bulunma : Bulunmak işi.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Seyir : Gidiş, yürüyüş, ilerleyiş. Kara taşıtlarının belli bir güzergâhta ilerlemesi. Bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkma. Eğlenmek için bakma, hoşlanarak bakma, temaşa. Özellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi. Bakıp eğlenecek şey, eğlendirici durum.

Tecim : Ticaret.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Duygu : Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.

Diğer dillerde Sanat tiyatrosu anlamı nedir?

İngilizce'de Sanat tiyatrosu ne demek ? : non-profit theatre, art theatre, art theater