Sargoz nedir, Sargoz ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bir çeşit kılıç balığı.
Teknik terim anlamı:
Derinliği 150 m arasında kumlu, kayalık, algli zeminlerde ve deniz çayırlarında yaşayan, boyları 45 cm olabilen, vücudunun yanlarında 9 adet dikey şeritle kuyruk sapının önünde koyu bir bant bulunan, tüm denizlerimizde dağılım gösteren demersal bir tür, sarıgöz.
Sargoz tanımı, anlamı
Kılıç balığı : Kılıç balığıgillerden, burnunda kılıç biçiminde bir uzantısı bulunan, kılçıksız, eti beyaz ve lezzetli, iri bir balık (Xiphias gladius)
Kuyruk sapı : Balıklarda anüs yüzgecinin sonuyla kuyruk yüzgeci kaidesi arasında kalan vücut bölgesi, kaudal pedunkül.
Çayırlar : Trabzon ili, Maçka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Demersal : Göl ve denizlerin taban ya da tabana yakın kısımlarında yaşama. Dibe ait, dipte yaşayan.
Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.
Denizler : Bursa ilinde, Keles ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehri, Çal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Kayalık : Kayası çok olan yer.
Sarıgöz : İzmaritgillerden, rengi altın sarısı olan, Atlantik Okyanusu'nda ve Akdeniz'de yaşayan bir balık (Sargus salvieri).
Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.
Kuyruk : Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.
Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
Önünde : Oyun alanının seyirciye en yakın düzeyi.
Kayalı : Bitlis ili, Sağınlı bucağına bağlı bir yer. Giresun ilinde, Şebinkarahisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırıkkale ilinde, Yoğuntaş nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya şehri, Karapınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya kenti, Kızılören bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Osmaniye kenti, Kaypak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ili, Yakakent ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Bucak bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Çamlıdere bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şırnak kenti, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Uşak şehri, Eşme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Şerit : Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri. Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan. Dar, uzun kıyı parçası. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası.
Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.
Balığ : Balık.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Çayır : Üzerinde gür ot biten düz ve nemli yer. Böyle yerde biten ot.
Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.
Sapın : [Bakınız: sarpın]. Un ve tahıl ambarı. Ekmek ve benzerleri konulmaya yarayan dört gözlü sandık.
Diğer dillerde Sargın boşalım anlamı nedir?
İngilizce'de Sargın boşalım ne demek ? : corona discharge

Bu kısımda Sargoz nedir? Sargoz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sargoz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sargoz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.