Seğrimek nedir, Seğrimek ne demek

  • Seğirmek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Seğirmek.

Seğirmek.

Can çekişmek.

Teknik terim anlamı:

Titremek, tiril tiril titremek.

Sıçramak.

Hücum etmek, üşüşmek.

Seğrimek kısaca anlamı, tanımı

Seğrime : Seğirme

Tiril tiril : Titrer gibi dalgalanan, ince (kumaş, elbise). Tir tir. Tertemiz.

Can çekişme : İleri derecede acı, ağrı, keder, bitkinlik verici ızdırap, ölüm durumunda veya ölüm öncesi dönemde olma, agoni. Ölüm öncesinde vücut işlevlerinin bozulduğu, özellikle solunum ve dolaşım sistemlerinde problemlerin ortaya çıktığı, kas tonusuyla reflekslerde azalmanın meydana geldiği geri dönüşümsüz dönem, agoni.

Seğirmek : Genellikle vücudun bir yerinde deri ile birlikte derinin hemen altındaki kaslar hafifçe oynamak.

Titremek : Küçük ve hızlı salınım hareketleri yapmak. Çok üşümek. Kaslar hızlı küçük kasılmalarla sarsılmak. Işığın aralıklı olarak gücü azalıp çoğalmak. Birinden veya bir şeyden korkmak, korkuya kapılmak. Ses kısık ve kesik çıkmak.

Sıçramak : Ayaklarla, birdenbire ve kuvvetle yeri teperek hızla yukarıya veya ileriye atılmak. Yerinden koparak hızla, parçalar durumunda savrulmak. Bir uyarı veya heyecan sebebiyle ürkerek birdenbire olduğu yerde doğrulur gibi sarsılmak. Yayılmak, bir yerden başka bir yere geçmek.

 

Çekişmek : İki yönünden karşılıklı çekmek. Üstün gelmek için karşılıklı çabalamak. Bir şeyi birbirine karşı çekmek. Aralarında ad, niyet, kâğıt veya piyango çekmek. Ağız kavgası etmek.

Çekişme : Çekişmek işi.

Titreme : Titremek işi.

Üşüşmek : Her yandan çokça bir araya gelmek, toplanmak, birikmek, üşmek.

Sıçrama : Sıçramak işi. Ayaklarla, birdenbire yeri teperek kısa süre havaya yükselme.

Seğirme : Seğirmek işi.

Titrem : Ton.

Üşüşme : Üşüşmek işi.

Tiril : Zayıf, kansız cansız, sıska. Soğuktan ya da yağmurdan üşümek için. Kendisini varlıklı gösteren.

Çekiş : Çekme işi. Bir motorun çekme gücü. Ağız kavgası.

Titre : Titrasyon ile tayin edilen çözelti içinde çözünmüş maddelerin derişimi. Standart çözeltideki bileşik veya elementin g/mL cinsinden değeri. Hidrolizlenen yağ asitlerinin sabunlaşma noktası. Bir materyalde bulunan antikor veya toksin gibi bir maddenin hâlen belirlenebilen en üst seyreltinin tersi. Bir eriyikte veya belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısı.

Hücum : Saldırı. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, hamle. Sert eleştiri. Üşüşme, bir yere toplanma. "İleri" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Seğir : 1.Sıradağ. 2.Dağ sırtı, bayır. 3.İki tarla arasındaki sınır. Eğlenceli, gülünç. İki tarla arasındaki sınır: Seğiri bozmuş. Vakit, zaman. Çağ. Gülünç. Hoşa giden.

Diğer dillerde Seğirtme oltası anlamı nedir?

İngilizce'de Seğirtme oltası ne demek ? : silver hook