Serhas nedir, Serhas ne demek
Serhas; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.
Serhas isminin anlamı, Serhas ne demek:
Seçkin insanların önde geleni. Serhas ismi; Arapça kökenli olup bir Erkek ismidir.
Serhas hakkında bilgiler
I. Serhas veya Kserkses (Persçe: Hşayarşah (خشايارشاه))(hükümdarlık: MÖ 486 – 465) Ahameniş İmparatorluğu'nun Pers kralıydı. Yunanca Eski Pers hükümdar adlarından Xšayāršā (Hşayarşa) sözcüğünden gelen Serhas, "kahramanlar kralı" anlamına gelmektedir. Pers kralı I. Serhas, yıllardan bu yana babası Darius'un Yunanlara karşı başlattığı savaşı sürdürmek için hazırlanıyordu. Atina'ya karşı büyük orduyla sefere çıtı. MÖ 484'te Serhas komutasındaki ordu Anadolu'ya vardı ve Çanakkale'de, Çanakkale Boğazı (Dardanel)'in karşı kıyısında yer alan Abidos'a gemilerden bir köprü yapıp askerlerini boğazdan karşıya geçirdi. Herodot, Serhas'ın beş milyondan fazla adamı olduğunu söylese de, ozan Simonides bu sayının üç milyon dolayında olduğunu belirtir. Herodot, ordunun içerek ırmakları kuruttuğunu ve koca kentlerin erzağını tükettiğini de öne sürmektedir. Bu betimlemeler çok abartılmış olsa da kesin olan, Perslerin Yunanlardan sayıca üstün olduklarıdır.
Serhas kısaca anlamı, tanımı
Kahramanlar : Erzurum şehri, Ilıca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa ili, Sarıgöl ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri
Çanakkale : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
İmparator : Bir imparatorluğu yöneten kimse, ilhan.
Sürdürmek : Sürme işini yaptırmak. Bir durumun, bir şeyin sürmesini, olmasını sağlamak. Devam ettirmek.
Betimleme : Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, tasvir.
Hükümdar : Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı.
Kahraman : Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit. Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi. Bir olayda önemli yeri olan kimse.
Sürdürme : Sürdürmek işi.
Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.
Yunanca : Yunan dili. Bu dille yazılmış olan.
Kıyısın : Çankırı kenti, Eldivan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.
Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.
Seçkin : Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, mutena. Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup), elit.
Milyon : Bin kere bin, 1.000.000. Bu sayının adı.
Komuta : Askerî birliği ve onunla ilgili işleri yönetme görevi, kumanda.
Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.
Sayıca : Sayı bakımından, adetçe, adedî.
Sürmek : Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
Abartı : Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
Diğer dillerde Serglisin anlamı nedir?
İngilizce'de Serglisin ne demek ? : serglycin

Bu kısımda Serhas nedir? Serhas ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Serhas tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Serhas hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.