Sertleştirilmiş çelik nedir, Sertleştirilmiş çelik ne demek

Sertleştirilmiş çelik; Metalürji alanında kullanılan bir kelimedir.

Metalürji'deki terim anlamı:

Sertleştirilme işleminden geçerek, sert duruma getirilmiş çelik.

Sertleştirilmiş çelik kısaca anlamı, tanımı

Çeli : Mısır sapı: Tarladan bu çelileri toplattırmak lâzımdır. Keçi yavrusu: Çeli küçük iken sevilir. Dalga taşıyıcı ortamın sürücü kaynağa karşı gösterdiği hızla oranlı direni kuvvetinin oranlıluk değişmezi

Sertleştirilmiş : Sertleştirilme işlemi uygulanmış olan.

Çelik : Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).

Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

 

Havada sertleştirilmiş çelik : Havada sertleştirme işlemi uygulanmış olan çelik.

Sığ sertleştirilmiş çelik : Sığ sertleştirme işlemi uygulanmış çelik.

Suda sertleştirilmiş çelik : Suda su verme ile sertleştirilmiş olan çelik.

Yağda sertleştirilmiş çelik : Yağda sertleştirme işlemi uygulanmış takım çeliği.

Yüzey sertleştirilmiş çelik : Yüzey sertleştirme işlemi uygulanmış çelik.

Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.

Geçer : Yürürlükte bulunan, geçerliği olan, kullanılan. Geçme özelliği olan. Geçer not. Beğenilen, makbul, mergup.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

 

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Diğer dillerde Sertleştirilmiş çelik anlamı nedir?

İngilizce'de Sertleştirilmiş çelik ne demek ? : hardened steel