Sitolojik muayene nedir, Sitolojik muayene ne demek

Sitolojik muayene; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Daha çok kedi ve köpeklerde kızgınlık döngüsünün dönemini belirlemek, gebelik hakkında fikir sahibi olmak ve bazı üremeyle ilgili bozuklukların tanısını koymak amacıyla vajinadan hazırlanan sürme preparatların mikroskobik incelenmesi.

Sitolojik muayene anlamı, tanımı

Muayene : Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma, sağlık muayenesi. Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol

Sitoloji : Hücre bilimi.

Sitolojik : Hücre bilimsel.

Kızgınlık döngüsü : Bir kızgınlığın başlangıcından ikinci kızgınlığın başlangıcına kadar geçen süre, kızgınlık çevrimi, kızgınlık siklusu, östrüs siklusu, seksüel siklus. Proöstrüs, östrüs, metöstrüs ve diöstrüs evrelerini içerir.

Mikroskobik : Mikroskopla görülebilecek kadar küçük olan.

Belirlemek : Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.

İncelenme : İncelenmek işi.

Kızgınlık : Kızgın, ısınmış olma durumu. Öfkeli olma durumu. Hayvanların çiftleşme isteği.

 

Belirleme : Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Preparat : Müstahzar.

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Gebelik : Gebe olma durumu, hamilelik. Döllenme ile doğum arasında geçen süre. Minnet altında kalma.

Kızgın : Çok ısınmış, ısıtılmış ya da kızdırılmış. Eş arayan (hayvan). Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir. Kızışık, zorlu, sert, şiddetli.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Vajina : Döl yolu.

Gebeli : Malatya kenti, Taşdelen bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tokat şehri, Almus ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Koymak : Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Etkilemek, dokunmak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Katmak, eklemek. Bırakmak, terk etmek. Bırakmak. İmza, tarih, adres yazmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.

Sürme : Sürmek işi. Sürülerek kullanılan. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü. Masa ve dolapta küçük çekmece. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

Diğer dillerde Sitolojik muayene anlamı nedir?

İngilizce'de Sitolojik muayene ne demek ? : cytological examination