Sivrikuyruklar nedir, Sivrikuyruklar ne demek

Teknik terim anlamı:

Birçok türü, çeşitli omurgalının, bu arada insanların kalın bağırsağında yaşayan, son uçları sivri, boyları küçük, yuvarlak solucanlar familyası.

Sivrikuyruklar kısaca anlamı, tanımı

Sivrik : Topraktan yeni çıkmış, yeşermiş ekin

Sivri : Ucu keskin ve batıcı olan. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Ucuna doğru gittikçe incelen. Palamut.

Sivrikuyruk : Uzunluğu 3-12 milimetre olan, insanların, özellikle çocukların bağırsaklarında yaşayan küçük bir solucan, oksiyür.

Yuvarlak solucanlar : Sert bir kitinle örtülü vücutları halkasız, uzunlamasına yuvarlak ve genel olarak ince solucanlar topluluğu.

Solucanlar : Halkalılardan, yer solucanı, tenya, askarit gibi vücutları uzun, yumuşak ve ayaksız hayvanları içine alan takım.

Bu arada : Bu süre içinde. Yeri gelmişken, bu meyanda. Bir işi yaparken birlikte, beraber.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Omurgalı : Omurgası bulunan. Dirayetli, ilkeli.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Solucan : Yuvarlak veya yassı, uzun kurtlara verilen genel ad.

 

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Omurga : Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

Bu ara : Bura, burası.

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Boyla : Değirmen çarkını döndüren suyun çıktığı delik. [Bakınız: boyra]. Değirmen oluğu.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Diğer dillerde Sivrikuyruklar anlamı nedir?

İngilizce'de Sivrikuyruklar ne demek ? : pinworms