Soğancık nedir, Soğancık ne demek

Soğancık; bir bitki bilimi terimidir.

Biyoloji'deki anlamı:

Yürek atışı, solunum ve kan basıncını kontrol eden omuriliğin beyne doğru olan uzantısı.

Zooloji alanındaki anlamı:

(medulla oblongata), (Lat. medulla = ilik, Lat. oblongos =uzatılmış), Beynin son bölgesi olup omurilikle devam eder; son-beyin.

İngilizce'de Soğancık ne demek? Soğancık ingilizcesi nedir?:

medulla oblongata, medulla oblangata

Fransızca'da Soğancık ne demek?:

bulbille

Osmanlıca Soğancık ne demek? Soğancık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

buseyle

Soğancık hakkında bilgiler

Yaprak soğanı (Allium schoenoprasum), veya Frenk soğanı soğangiller (Alliaceae) familyasının Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'ya özgü en küçük türüdür.

Yaprak soğanı, Allium cinsinden çok yıllık bir bitkidir, 30-50 cm kadar büyüyebilirler. A ve C vitaminleri bakımından zengindirler ve iz miktarda kükürt ve demir içerirler. Genellikle böceklere itici gelmesine rağmen, bulundurdukları kükürt bileşikleri yüzünden çiçekleri, arıları çekmektedir.

Mutfakta yaprakları (çubuk) ince ince kıyılarak balık, patates ve çorbalarda tat ve koku verici olarak kullanılır. Bu sebepten özellikle batıda çok yaygın bir baharattır ve dükkânlarda ve bahçelerde sıkça rastlanır. Böcekleri kovucu özelliği olduğundan bahçecilikte haseratı kontrol etmek için kullanılır.

 

Yaprak soğanı Allium türlerinin içinde hem Eski Dünya hem de Yeni Dünya'da bulunan tek bitkidir. Bazen Kuzey Amerika'da bulunan bazı bitkiler A. schoenoprasum var. sibiricum olarak sınıflandırılsa bu konu tartışmalıdır.

Soğancık tanımı, anlamı:

Yaprak : Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı.

Bakım : Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bakma işi.

Zengin : Verimli. Çok, bol. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Gösterişli.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niteliği aşağı olan, bayağı. Niceliği az olan. Yaşı daha az olan. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Kısık, parlak olmayan (ses). Geri aşamada. Değersiz, önemsiz.

Soğan : Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.

 

Yalın : Alev. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı). Çıplak, kınından çıkmış.

Sarılı : Üstünde sarı renk bulunan. Sarılmış olan.

Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.

Sarımsak : Bu bitkinin baharat olarak kullanılan dişli bölümü. Zambakgillerden, 25-100 santimetre yüksekliğinde, yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu yağ bulunan bir kültür bitkisi (Allium sativum).

Beyin : Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse. Muhakeme, usa vurma. Akıl, anlayış. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse.

Omurilik : Omurga içinde bulunan kanal boyunca uzanan, boz madde ve ak maddeden oluşan sinir dokusu, murdarilik.

Kalan : Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Kalma işini yapan. Artan, mütebaki.

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile. Karı, eş.

Dişi : Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki). Verimli, doğurgan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Kadın. Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Şuh, işveli, çekici.

Diğer dillerde Soğancık anlamı nedir?

İngilizce'de Soğancık ne demek? : n. shallot

Almanca'da Soğancık : n. Schnittlauch