Sorutmak nedir, Sorutmak ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Ölmek.
Somurtmak, suskun durmak.
Ayakta durmak, dikilmek.
Gururlanmak.
İşsiz güçsüz olarak ayakta beklemek, işe girmemek (Kaman)
Somurtmak.
Diğer sözlük anlamları:
Kurularak başını yukarı kaldırmak.
Somurtmak.
Sorutmak kısaca anlamı, tanımı:
Soru : Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.
Somurtmak : Küskünlüğünü, bir şeye sıkıldığını, keyifsizliğini anlatacak biçimde yüzünü buruşturmak, surat asmak.
Surat : Soğuk davranma. Somurtkanlık, asık yüzlülük. Yüz.
Asmak : Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Üzerine takınmak, kuşanmak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak.
Ayak : Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Göl ayağı. Halk edebiyatında uyak. Vücudun belden aşağı bölümü. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Basamak. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Bacak.
Durmak : Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Beklemek, dikilmek. Var olmak. Varlığını sürdürmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Hareketsiz durumda olmak. Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi. Kalmak. Ara vermek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek.
Dikilmek : Dikme işi yapılmak. Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek. Dikme işi yapılmak. Ayakta durmak. Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak. Karşı koymak, engellemek. Dik duruma gelmek.
Beklemek : Ummak. Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Aramak, istemek. Oyalanmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak.
Ayakta : Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.
Diğer dillerde Sorutmak anlamı nedir?
Rusça'da Sorutmak : v. дуться, хмуриться, нахмуриться


Bu kısımda Sorutmak nedir? Sorutmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sorutmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sorutmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.