Soyut uzbilim nedir, Soyut uzbilim ne demek

Soyut uzbilim; Matematik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Matematik'te terim anlamı:

Bilinmezlerin etkisi altında kalmaksızın gerçeklere ulaşabilmek amacıyla, soyut nesneler ve önceden varsayılan belitlerle kurulan bir evren örneğinde doğrulan ve yanlışları araştıran bilim dalı. Anlamdaş. arı uzbilim.

Soyut uzbilim anlamı, tanımı

Uzbilim : Sayı bilgisi, (aritmetik), cebir, uzam bilgisi gibi kollara ayrılan ve düzenli, ölçülebilir nesneleri inceleyen bilimler topluluğu. Biçim, sayı ve çoklukların yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki ilişkileri usbilim yoluyla inceleyen ve sayıbilgisi, cebir, uzambilgisi gibi dallara ayrılan bilim. Anlamdaş. matematik. [Bakınız: uzsezi]

Soyut : Varlığı duyularla algılanamayan, mücerret, somut karşıtı, abstre. Anlaşılması, kavranılması güç.

Arı uzbilim : [Bakınız: soyut uzbilim].

Ulaşabilmek : Ulaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Ulaşabilme : Ulaşabilmek işi.

Nesneler : Eşyâ. -töresi: eşyâ hukuku.

Anlamdaş : Eş anlamlı.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

Örneğin : Söz gelişi.

Bilinme : Bilinmek işi.

Kalmak : Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.

 

Yanlış : Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan. Hatalı bir biçimde. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Nesnel : Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

Varsa : İhtimal ki, olsa olsa.

Bilin : Balçık ve elenmiş saman karıştırılarak yapılan, tahıl saklamaya yarayan kap.

Yanlı : Yandaş.

Diğer dillerde Soyut uzbilim anlamı nedir?

İngilizce'de Soyut uzbilim ne demek ? : abstract mathematics