Spastiklik nedir, Spastiklik ne demek

Spastiklik; Psikoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Psikoloji'deki anlamı:

Beyin zedelenmesi yüzünden kavşaklar çevresindeki kasların gerilip toplanmakta dirençle karşılaşması nedeniyle beliren devinimsizlik.

Spastiklik anlamı, tanımı

Spastik : Beyin zedelenmesi yüzünden kasları istemsiz olarak kasılan kimse. Kasların istemsiz ve sürekli kasılmasıyla ilgili olan. İstemsiz ve sürekli kasılma gösteren, onunla belirgin. Spazmın neden olduğu, spazma bağlı olan

Karşılaşma : Karşılaşmak işi. İki sporcu veya iki takım arasında, karşılıklı olarak kazanmak amacıyla yapılmış olan yarışma, maç.

Devinimsiz : Devinimi olmayan. Devinimi olmadan. Nitelik ve nicelik bakımından, kimi özelliklerinde zaman içinde değişim göstermeyen özdek ya da olaylar.

Zedelenme : Zedelenmek işi.

Toplanmak : Toplama işine konu olmak. Kendine çekidüzen vermek. Bir araya gelmek. Seyahat etmek, taşınmak vb. için hazırlanmak. Şişmanlamak. Toplantı yapmak.

Toplanma : Toplanmak işi.

Yüzünden : -den ötürü.

Devinim : Devinme işi, hareket. Zaman içinde durum değiştirme. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü. Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.

 

Direnç : Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.

Kavşak : Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer. Bir ırmağın denize veya başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer, munsap.

Gerili : Gerilmiş olan.

Devin : Hareket, kımıldanış. Çaba, gayret.

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Kasla : Yalan.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Diren : Dirgen.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Beyin : Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

 

Diğer dillerde Spastiklik anlamı nedir?

İngilizce'de Spastiklik ne demek ? : spasticity