Stand bail for türkçesi Stand bail for nedir

  • Sanığa kefil olmak.
  • Kefil olmak.

Stand bail for ingilizcede ne demek, Stand bail for nerede nasıl kullanılır?

Stand : Dikilmek. Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi. Üçayak. Bulunmak. Desteklemek. Üstlenmek. Tahammül etmek. Durmak. Devam etmek. Karşı koymak.

Bail : Halka. Kefalet. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Suyunu boşaltmak (kayık). Emanet etmek. Kefaletle serbest bırakmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Çember. Kefalet ücreti. Maşrapa vb.

For : -e rağmen. -e elverişli. -dır. Zira. Nedeniyle. Çünkü. Yüzünden. Olarak. Yerine.

Go bail for : Kefaletini yatırmak. Kefil olmak. Sanığın kefaletini yatırmak.

İngilizce Stand bail for Türkçe anlamı, Stand bail for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stand bail for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Answer for : Karşılığını vermek. -den sorumlu olmak. Bir şeyden sorumlu olmak. Bir şeyden mesul olmak. Sorumlu olmak. Hesabını vermek. Hakkında teminat vermek. Ödemek. Sorumluluğunu üstlenmek.

Guaranteeing : Garanti etmek. Garantiye almak. Söz vermek. Teminat vermek.

Answers : Karşılamak. Yerine getirmek. Cevaplar. Yetmek. Cevap vermek. Tanıma uymak. Yanıtlamak. Bakmak (kapı). Uymak.

 

Guarantees : Söz vermek. Garantiye almak. Teminat vermek. Garanti etmek.

Guarantee : Borçlanımı, borcun ödenmesinin üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya sağlanılması. kişisel inanca. Garanti. Aval. Güvence vermek. Garanti etmek. Garantilemek. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Tecim belgitlerinde üçüncü bir kişinin ödemeden sorumlu olanlar yararına alacaklılara karşı borçlanmada bulunması. Güvence.

Sponsors : Finanse etmek. Desteklemek. Sponsörler. Korumak. Himaye etmek. Parasal destek sağlamak. Arka çıkmak.

Sponsor : Kefil. Vaftiz babalığı yapmak (çocuğa). Desteklemek. Sponsorluğunu yapmak. Belirli koşulları taşıyan bir filmin ya da televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini, parası karşılığı isteyen kimse. Arka çıkmak. Korumak. Ünalgı-sınalgı bağdarlamasının masraflarını karşılayıp reklam yapan firma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Sponsoring : Finanse etmek. -e kefil olmak. Korumak. Sponsorluğunu yapmak. Vaftiz babalığı yapmak (çocuğa). Destek sağlamak. Arka çıkmak. Desteklemek. Parasal destek sağlamak.

Go bail for : Sanığın kefaletini yatırmak. Kefaletini yatırmak.

Stand bail for synonyms : stand security for somebody, bond, answer, go bail, answered, stand security.