Start at türkçesi Start at nedir

  • Başlangıç.
  • (maçın başlangıcında) (takımda) yer almak.
  • Başlangıç saati.

Start at ile ilgili cümleler

English: He notified me that he would start at three.
Turkish: Saat üçte başlayacağını bana bildirdi.

English: Classes start at nine o'clock every day.
Turkish: Dersler her gün saat dokuzda başlar.

English: Classes start at eight in the morning.
Turkish: Dersler sabah saat sekizde başlar.

English: Can't we start at the beginning?
Turkish: Başlangıçta başlayamıyor muyuz?

English: He proposed that we should start at once.
Turkish: Hemen başlamamızı önerdi.

Start at ingilizcede ne demek, Start at nerede nasıl kullanılır?

Start : Başlama. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Başlatmak. İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması.

At : Yanında. Ye. Bir yeri belirtmek için kullanılır. De. Üzerinde. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Nezdinde. Da. A. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır.

Start a business : Bir işe başlamak. İş kurmak. Bir ticarethane açmak.

Start a car : Motoru çalıştırmak.

Start a fire : Yangın çıkarmak.

Start a hare : Konuyu saptırmak. Dikkatleri başka yöne çekmek.

İngilizce Start at Türkçe anlamı, Start at eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Start at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cradles : Gemi kızağı. Beşik. Kızak (gemi). Kırık kemiğin sarıldığı tahta parçaları.

Commencement : Diploma töreni. Bidayet. Başlama.

Birth : Soy. Doğma. Nesil. Dünyaya getirme. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Sop. Kaynak. Doğuş. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Kodak kökeni.

Debut : Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. İlk defa sahne almak. Toplum önüne ilk çıkış. Sosyeteye ilk tanıtılış. (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. Sosyal bir alanda ilk beliriş. Sahneye ilk kez çıkış. Sahneye ilk çıkış. İlk çıkış (sahneye).

Da capo : Baştan başlamak (müzikle ilgili talimat).

Commencing : Başlama.

Cradle : Korumak. Kızak (gemi). Kırık kemiğin sarıldığı tahta parçaları. Beşikte sallamak. Trapezin oturma yeri. Beşik. Özenle kucaklamak. Sakınmak. Beşiğe yatırmak.

Debuts : Toplum önüne ilk çıkış. İlk çıkış (sahneye). (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. Sahneye ilk çıkış. İlk defa sahne almak. Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. Sosyeteye ilk tanıtılış. İlk beliriş. Sahneye ilk kez çıkış.

Departure : Kıpırdatma. Gidiş. Yenilik. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi. Geri çekilme. Ayrılış. Feragat. Hareket. İnhiraf. Sapma.

Anlage : Taslak. Bir organ oluşmadan önceki hücre topluluğu. Kaynak. Bir organ veya bölümün ilk fark edilebilir taslağı.

Start at synonyms : start time, big bang, doorway, beginning, commencements, conceptions, conception.