Steals türkçesi Steals nedir

  • Hırsızlama yapmak.
  • Gizlice koymak.
  • Uğrulamak.
  • Tırtıklamak.
  • Çalmak.
  • Hırsızlık yapmak.
  • Aşırmak.
  • Gizlice veya dikkati çekmeden yapmak.
  • Zula etmek.
  • Sessizce hareket etmek.
  • Süzülmek.
  • Çaktırmadan yapmak.

Steals ile ilgili cümleler

English: Ali steals stuff.
Turkish: Ali şeyler çalar.

English: He steals stuff.
Turkish: O, eşya çalar.

English: An honest man never steals money.
Turkish: Dürüst bir adam asla para çalmaz.

English: Humiliation steals the proud often.
Turkish: Aşağılama sık sık gurur çalar.

English: A person who steals deserves punishment.
Turkish: Çalan bir kişi cezayı hak eder.

Steals ingilizcede ne demek, Steals nerede nasıl kullanılır?

Steal a base : Kale çalmak.

Steal a glance : Göz ucuyla bakmak.

Steal a kiss : Çaktırmadan öpmek.

Steal away : Sıvışmak. Sessizce sıvışmak.

Steal into : Gizlice sokulmak. Sessizce girmek. Gizlice koymak.

Stealing : Araklama. Cebellezi. Çalma. Sirkat. Hırsızlık.

Stealer : Hırsız. Çalan.

Steal the show : Tüm ilgiyi üzerine çekmek. Parsayı toplamak. (bir oyunda vb) tüm dikkatleri üzerine çekmek.

Stealthier : Sinsi. Hırsızlama yapılan. Hırsızlama. İçten pazarlıklı. Gizli. Kaçamak.

Stealers : Hırsız. Çalan.

İngilizce Steals Türkçe anlamı, Steals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Steals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rustle : Hışırtı. Fışırdamak. Gayret etmek. Çalmak (hayvan). Hışırdatmak. Çaba harcamak. Çalmak (davar veya at). Haşırdamak. Hışırdamak. Var gücüyle çalışmak.

Chime : Ahenkle çalmak. Vurmak (saat başlarını). Çan çalmak. Çalmak (çan). Uymak. Ahenk. Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan). Saat çalmak.

Thieve : Hırsızlık etmek.

Drains : Boşaltmak. Suyu çekilmek. Akıtmak. Tüketmek. Suyunu çekmek. Kurutmak. Pansuman yapmak. Akmak. Yarayı temizlemek. Süzmek.

Copping : Enselemek. Yakalamak.

Crib : Çocuk yatağı. Araklamak. Kulübe. Sıkmak. Kopya çekmek (sınavda). Beşik. Aşırma. Ev.

Filching : Aşırma. Yürütmek.

Burgle : Soymak. Ev soymak. Hırsızlık yaparak çalmak. Soymak (ev). Hırsızlık amacıyla eve girmek. Soymak (ev vb).

Hook : Çengelle tutmak. Takılmak. Takmak. Çengel ile yakalamak. Asılmak. Olta iğnesi. Kancalamak. Olta takımının ucuna takılan, düz, eğri ve çapraz olak biçimlendirilen, balığın yakalanmasında kullanılan küçük çelik yapılar, olta kancası.

Hustle : Sıkıştırmak. Dürtmek. Hile ile satmak. İtişip kakışmak. Koşuşturmak. Sıkboğaz etmek. İtmek. İki ayağını bir pabuca sokmak. Acele etmek. İtip kakmak.

Steals synonyms : snarf, malversate, heisted, robbing, lift, burglarize, floated, peculate, emulge, filters, chore, ladder, knock off, staircase, embezzle, drain, stairs, swipe, rob, snitch, walk off, adopts, glom, plagiarise, cop, float, shoplift, defalcate, filter, steal, stairway, sneak, robs.

Steals zıt anlamlı kelimeler, Steals kelime anlamı

 

Unstable : Sağlam olmayan. Değişen. Sabit olmayan. Kararsız. Delibozuk. Gelgeç. Değişken. Dengesiz. Tutarsız.

Uneven : Yamuk. Kararsız. Dengesiz. Düzensiz. Pürüzlü. Düz olmayan. Eşitsiz. Eğri büğrü. Eğri. Düzgün olmayan.

Unsteady : Çalkantılı. Düzensiz. İstikrarsız. Değişken. Sallanan (sağlam olmadığı için). Sarsak. Kararsız. Titrek. Sallanan. Güvenilmez.

Steals antonyms : agitated, stand still.