Stemming türkçesi Stemming nedir

Stemming ingilizcede ne demek, Stemming nerede nasıl kullanılır?

Stemming from : Vakı. -den kaynaklanan.

Stemming rod : Sıkılama çubuğu.

Stemma : Soy. Soyağacı. Gövdelik. Şecere. Omurgasızlarda bileşik göz.

Stemmed : Saplı.

Stemmer : Sap kırma makinesi.

Stem cell : Anaç göze. Stem hücre. Hematopetik kök hücre. Kök hücreler. Alglerde tallusu zemine bağlayan saydam kaide bölgesi. bitkilerin kökündeki hücreler. 3.hemositoblast. 4.embriyo ya da erginde farklılaşmamış hücre; gerektiğinde bölünerek değişik hücre tiplerine dönüşen, erginde hücre yenilenmesini sağlayan hücreler. Projenitor hücre. Embriyolarda ve erginlerde her çeşit hücreye farklılaşabilme yeteneğini sürdüren, bölünerek değişik hücre tiplerine dönüşebilen, erginlerde hücre yenilenmesini sağlayan çok yönlü hücre. tüm kan hücrelerinin oluşumunu sağlayan kemik iliğindeki multipotent hücre, hematopetik kök hücre, projenitor hücre, stem hücre. Kök hücre. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kök hücresi.

Stem the current : Akıntıya karşı ilerlemek.

Stem flies : Sap sinekleri. Kurtçukları ekin saplarında yaşayan, tüysüz, çok küçük yapıda sinekler familyası; ekin sinekleri.

 

From stem to stern : Tepeden tırnağa. Baştan kıça kadar (gemi). Baştan aşağı. Dip doruk. Baştan kıça kadar. Baştan kıça.

Stem the tide : İle baş etmek. Durdurmak. Engellemek.

İngilizce Stemming Türkçe anlamı, Stemming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stemming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Draw a line : Yapmamak. Çizgi çekmek. Bir dur demek. Çizgi çizmek. İzin vermemek. Sınır çizmek.

Dam : Baraj. Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden dişi olanına verilen ad. Set. Su bendi yapmak. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. Su bendi. Hazne. Büğemek. Toplama havuzu.

Climb : Sarılarak tırmanmak. Tırmanmak. Tırmanış. Güçlükle çıkmak. Yokuş. Aşama kaydetmek. Tırmanma. Yükselmek.

Arrived : Ulaşmak. Başarmak. Ulaşmış. Varmak. Başarı kazanmak. Gelip çatmak. Alma tarihi. Vardı (nakliyat). Doğmak.

Abandons : Yüzüstü bırakmak. Viran hale getirmek. Boşlamak. Terketmek. Terk etmek. Bırakmak. Yarıda kesmek. El etek çekmek. Vazgeçmek.

Acetylene lamp : Karpit lambası. Asetilen lambası. Karpit ışıtacı.

Abolishes : Bozmak. Ortadan kaldırmak. Yürürlükten kaldırmak. Hükümsüz kılmak. İlga etmek. İptal etmek. Feshetmek. Kaldırmak. Lağvetmek.

Carry over : Uzatmak. Devretmek. Geri çekme. Taşımak. Tehir etmek. Ertelemek. Nakletmek. Devam etmek. Nakli yekun.

Aborts : Bir işi yarım bırakmak. Düşük yapmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Başarısızlıkla bitmek. Bebek düşürmek. Dölütünü düşürtmek. İptal etmek. Gelişememek. Bitirmeden durdurmak.

 

Come from : -den gelmek.

Stemming synonyms : assuages, compacting, breaking out, appear, blow the whistle on, advancing longwall, balk, bank, additional support, amputate, dike, absent oneself, averted, acid treatment, diked, break out, additional flotation, circumvent, arr, barricade, acidization, accrues, baulking, barge, attains, belt up, abridging, bodycheck, balking, ascended, arrests, block, damming.

Stemming zıt anlamlı kelimeler, Stemming kelime anlamı

Profound : Etkileyici. Derya. İçine işleyen. Bilgili. İçten. Çok derin. Bilge. Etkili. Adamakıllı. Derin.

Inferior : Bayağı. Aşağı derecede olan şey. İkinci derecede. Ast. Aşağı. Alt veya aşağı anlamında. İnferiyor. Aşağı derecede olan kimse. Kalitesiz.