Stir up trouble türkçesi Stir up trouble nedir

  • Fesat karıştırmak.
  • Olay çıkarmak.
  • Sorun çıkarmak.
  • Karışıklık çıkarmak.
  • Problem çıkarmak.
  • Problem yaratmak.
  • Ortalığı karıştırmak.

Stir up trouble ile ilgili cümleler

English: He's here trying to stir up trouble.
Turkish: O, burada karışıklık çıkarmaya çalışıyor.

English: I'm not trying to stir up trouble. I'm just telling you what I heard.
Turkish: Ortalığı karıştırmaya çalışmıyorum, duyduğumu söylüyorum sadece.

Stir up trouble ingilizcede ne demek, Stir up trouble nerede nasıl kullanılır?

Stir : Telaş. Canlandırmak. Kımıldatmak. Kıpırdamak. Hareket. Canlanmak. Çorba karıştırmak. Kalkmak. Kımıldamak. Uyanmak.

Trouble : Zahmet. Zahmet vermek. Sorun. Rahatsızlık vermek. Üzmek. Dert etmek. Bulandırmak. Tedirgin etmek. Problem. Bela.

Stir up : Karıştırmak. Kışkırtmak. Başlatmak. Sebep olmak. Teşvik etmek. Coşturmak. Heyecanlandırmak. Tahrik etmek. Ayağa kaldırmak. Galeyana getirmek.

Stir up a revolt : Ayaklanmayı kışkırtmak. Ayaklanma çıkarmak.

Flare up troubles : Şiddeti tahrik etmek. Problemleri başlatmak.

İngilizce Stir up trouble Türkçe anlamı, Stir up trouble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stir up trouble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Play up : Üzerinde durmak. Belirtmek. Vurgulamak. Daha sesli çalmak. Yaramazlık etmek. Abartmak. Daha yüksek sesle çalmak. Elinden gelenin en iyisini oynamak (spor terimi). Oyun oynamak.

Kick up a fuss : Hır çıkarmak. Kavga çıkarmak. Kıyameti koparmak. Mesele çıkarmak. Rahatsızlık yaratmak.

Raise a stink : Şikayetçi olmak. Şiddetle itiraz etmek. Hır çıkarmak. Kıyameti koparmak. Sorun yaratmak.

Raise hell : Ortalığı birbirine katmak. Kıyameti koparmak. Kavga çıkarmak. Kıyamet koparmak. Hır çıkarmak.

Cause a disturbance : Karışıklığa neden olmak. Huzursuzluk yaratmak.

Cause a bedlam : Kızılca kıyamet koparmak.

Raise an issue : Bir konu ileri sürmek. Bir tartışma maddesi yaratmak. Bir konu ortaya atmak.

Make a fuss : Mesele çıkarmak. Yaygara koparmak.

Put in : Başvurmak. Çalmak. Uğramak. İçine sokmak. İlave etmek. Limana girmek. Araya girmek. Gelmek (istasyona). Diye eklemek. İçeri sokmak.

Agitate : Başkaldırmak. Acı vermek. Kamuoyunu kışkırtmak. Çalkalamak. Altüst etmek. Propaganda yapmak. Çalkalanmak. Kışkırtmak. Dalgalandırmak.

Stir up trouble synonyms : made a fuss, make the fur fly, made a scene, rioted, make a stink, raised hell, pie, riot, schemed, pieing, make the feathers fly, make trouble, kick up a stink, make an uproar, create a scandal, make waves, kick up a row, make a big stink, make a scene, raise cain, scheme, rock the boat, create a disturbance, put on a scene, kick up, create a stink, act up, make a fuss of.