Straiter türkçesi Straiter nedir

Straiter ingilizcede ne demek, Straiter nerede nasıl kullanılır?

Straited muscle : Çizgili kas.

Straited striated pebble : Çizik çakıllar. Buzulların deyimiyle üstü ince ve derin çizilmiş, dip buzultaşı çakılları.

Straiten : Sıkıştırmak. Daraltmak. Sıkmak. Darboğaza sokmak.

Straitened : Zor. Sıkışmış. Muhtaç.

Straitened for : Muhtaç. Sıkışmış.

Straitest : Kısıtlı. Sıkı. Sınırlı. Dar.

Strait of gibraltar : Atlantik okyanusu ve akdeniz'i birbirine bağlayan fas ve ispanya arasındaki dar deniz geçidi (cebelitarık boğazı). Cebelitarık boğazı.

Strait question : Boğazlar sorunu.

Straitens : Daraltmak. Sıkıştırmak. Darboğaza sokmak. Sıkmak.

Straitening : Daraltmak. Sıkmak. Darboğaza sokmak. Daralma. Dara düşürme. Sıkıştırmak. Sıkıcı. Sıkıştıran. Sıkıntıya sokma.

İngilizce Straiter Türkçe anlamı, Straiter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straiter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Firmed : Pekişmek. Sert. Firma. Sabit. Pekiştirmek. Donmak (jöle pelte çikolata vb). İstikrara kavuşmak (fiyatlar). Sağlamlaştırmak. Yükselmeye başlamak.

Measurable : Ölçüye gelen doğabilimsel büyüklük. Ölçülebilen. Ölçülü. Ölçülür. Ölçümsel. Ölçülebilir.

 

Narrowest : En dar. En darına.

Scantier : Bayan külodu. Pek az. Bereketsiz. Yetersiz. Az. Kısa iç çamaşırı. Eksik.

Interloper : Başkalarının işlerine karışan kimse. Gereksiz kimse. Fazlalık. Mütecaviz. Başkasının işine burnunu sokan kimse. Bir dizgeye bağlı olmayan yıldız. Yabancı yıldız. (başkasının mülküne) izinsiz giren. Burnunu sokan kimse.

Narrow : Dar geçit. Çekmek. Parasızlık. Anca yeten. Ensizleşmek. Daraltmak. Kısmak. Cüzi.

Concerted : Ortak. Toplu. Birlikte yapılmış. Birlikte planlanmış. Uyarlanmış. Kararlaştırılmış. Düzenlenmiş. Çok güçlü. İttifakla karar verilmiş.

Constricted : Daralmış. Sıkıştıran. Kıt. Sıkılmış. Sıkışık.

Closer : Kapı kapatıcısı. Sonlandırıcı. Kapatma. Bitişik. Son. Daha yakın. Konjonktör. Yakın. Kıt. Satışla sonuçlandıra.

Firmer : Katı. Sağlamlaştırıcı. Kesin. Sağlam. Dayanıklı. Metin. Sabit. Sert. Kararlı. Emin.

Straiter synonyms : close fit, narrower, delimited, clinging, closefitting, dense, sound, limited, close fitting, finite, unknown, firm, foreigner, fasted, scanted, reduced, cramped, acuter, definite, qualified, limiteds, restrictive, scant, localized, attenuate, limitative, scantiest, trespasser, determinate, liny, penurious, alien, acutest.

Straiter zıt anlamlı kelimeler, Straiter kelime anlamı

Acquaintance : Eş dost. Tanıma. Tanışıklık. Tanışma. Aşinalık. Ahbaplık. Bilgi. Tanıdık. Tanışık. Haber.

Relaxed : Yumuşamış. Gevşek. Rahatlamış. Gevşemiş (kişi). Gevşemiş.