Structural style türkçesi Structural style nedir

  • Yapı biçimi.
  • Bir bölgede kıvrımların ya da kırıkların gruplanma biçimi.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Structural style ingilizcede ne demek, Structural style nerede nasıl kullanılır?

Structural : Kayaçsal. Organik. Bünyesel. Strüktüral. Yapısal. Yapı. Strüktürel.

Style : Bilgisayar, bitki, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ad takmak. İğne. Bir sinemacının, televizyoncunun kendine özgü anlatım yollarının, kişisel tutum, görüş ve duyuşunun oluşturduğu özellik. Tarz. Stil. Deyiş. Moda. Şekil vermek. Stil vermek.

Structural adjustment facility : Yapısal uyum kolaylığı. En düşük gelirli azgelişmiş ülkelerdeki ödemeler dengesi sorunlarını gidermek için yapısal uyum programlarının uygulanması koşuluyla verilen, başarım ölçütleri belirlenerek, uygulama başarısı gerçekleştikçe dilimler halinde beş buçuk ile on yıl arasında vadelerle 1986 yılında uluslararası para fonu’nun yarattığı kredi mekanizması çerçevesinde dünya bankası ile işbirliği içinde kullandırılan krediler.

Structural adjustment loans : Yapısal uyum kredileri. Gelişmekte olan ülkeleri etkileyen ödemeler dengesi sorunlarını çözmek, iktisadi dengesizlikleri giderebilmek için uygulanacak olan kalkınma politikası ve yapısal konuları içeren makro ve mikro iktisadi programları desteklemek amacıyla verilen, belirlenen hedeflere ulaşıldıkça karşılığı olan kredi diliminin serbest bırakılmasına dayanan, dünya bankası’nın 1980 yılında uygulamaya başlattığı ve vadesi üç ile beş yıl arasında değişen krediler.

 

Structural auction model : Yapısal müzayede modeli.

Structural balance : Yapısal denge. Bir öğeciğin dış eksicik kabuğu, doldurulduğunda oluşan denge.

İngilizce Structural style Türkçe anlamı, Structural style eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Structural style ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

After shock : Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı. Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Acrozone : Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Absolute age : Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Salt yaş.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı güç.

 

Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi. Alkongien. Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

Abyss : Tamu. Derinlik. Cehennem. Dipsiz gibi görünen yer. Varta. Boşluk. Abis. Uçurum. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Hufre.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Structural style synonyms : structure format, adventive cone, acid fumarole, agricultural geology, abysal environment, adjacent rock, alkali rocks, absolute chronology.