Tağar nedir, Tağar ne demek

Tağar; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Ağzı geniş, büyük toprak küp. 2.Topraktan yapılmış kavanoz, çömlek.

Toprak mangal. 4.Oturak. 5.Ateş küreği.

Geniş çuval.

Yarım ton tahıl alan ölçek.

Mangal.

İçine ateş konulup, etrafında oturularak ayaklarla birlikte üzerine bir örtü örtülen Isınma aracı.

Tağar isminin anlamı, Tağar ne demek:

Kap, çanak, küp, çömlek. Tağar ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: dağar].

Tağar kısaca anlamı, tanımı

Tağa : Küçük pencere ya da tavan penceresi. [Bakınız: tağ]. [Bakınız: taka]. Duvara açılmış kapaksız, küçük dolap. Pencere. (Gaziantep; Hassa Hatay). Urfa'da "taka" diye tabir edilir

Tağara : Odun kesmeye yarayan keski.

Tağarcık : Dağarcık, keçi derisinden torba.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Kavanoz : Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Çömlek : Toprak tencere.

Isınma : Isınmak işi.

Mangal : Isınmaya, bir şey pişirmeye yarayan, sac, bakır veya pirinçten, türlü biçimlerde üstü açık ayaklı ocak, korluk.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

 

Konulu : Konusu olan, mevzulu.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Aracı : Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Tahıl : Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

İçine : İçin edatı.

Topra : Torba.

Kavan : Gramafon. Plâk. Kayalıklarda biten dikenli bir ot.

Manga : On kişilik asker birliği. Savaş gemilerinde deniz erlerinin yattığı koğuş. Japon çizgi romanı.

Diğer dillerde Tagmatizasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Tagmatizasyon ne demek ? : tagmatisation