Taal nedir, Taal ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ekin.
Seyrek ve eğreti dikiş.
Taal hakkında bilgiler
Taal, Filipinler'de Luzon Adası'nda bulunan 311 m yüksekliğindeki yanardağdır. Filipinler'in en aktif 2. yanardağıdır. Başkent Manila'nın 50 km güneyinde yer almaktadır. Şimdiye kadar 33 defa püskürmüştür. 1906'daki püskürmesi 1500, 1911'deki püskürmesi ise 1300 kişinin ölümüne neden olmuştur. 1965'deki püskürmesiyle birlikte oluşan gelgit dalgası yanardağ yakınlarındaki Taal gölünde birçok teknenin batmasına neden olmuştur. Filipinler'in tüm yanardağları Pasifik Deprem Kuşağı içerisinde yer almaktadır.
Taal ile ilgili Atasözü veya Deyim
taalluk etmek : ilişkin olmak.
Taal anlamı, kısaca tanımı
Taalti : Eyerin altına konulan yumuşak keçe
Taalluk : İlgisi olma, ilgisi bulunma, ilgi, ilinti.
Taallukat : Hısımlar, yakınlar.
Deprem kuşağı : Depremlerin oluştuğu belli bir düzlemde yer alan bölgeler.
Yanardağ : Magmanın yer içinden yüzeye çıktığı veya geçmişte çıkmış olduğu, genel olarak koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ, volkan.
Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.
Yüksekli : Nevşehir ili, Gümüşkent bucağına bağlı bir bölge.
Püskürme : Püskürmek işi. Sık ve tek tek benekler durumunda olan. Yanardağın, duman, kül ve lav çıkarması, indifa.
Ölümüne : Her türlü olumsuzluğu var gücüyle göze alarak.
Başkent : Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.
Seyrek : Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı. Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir. Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.
Manila : Kaldıraç. Boyu 8 m kadar olan otsu bir bitki. Halat yapımına elverişli, boyu bir metreye kadar uzanabilen bitkisel lif.
Deprem : Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele.
Eğreti : Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.
Gelgit : Boşuna gidip gelme. Ay ve Güneş'in yer yuvarlağı üzerindeki çekim güçleri sebebiyle deniz yüzünde, özellikle ana denizlerde su düzeyinin alçalması, kabarması olayı, metcezir.
Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.
Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
Güneyi : Her zaman güneş alan yer.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Gelgi : Buğday başaklarını yiyen bir çeşit zararlı hayvan: Bugün gelgiye tuzak kurdum.
Diğer dillerde Taahhüt ücreti anlamı nedir?
İngilizce'de Taahhüt ücreti ne demek ? : commitment fee

Bu kısımda Taal nedir? Taal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Taal tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Taal hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.