Take the head türkçesi Take the head nedir

  • Başa geçmek.
  • İdareyi ele almak.

Take the head ingilizcede ne demek, Take the head nerede nasıl kullanılır?

Take : Çekim. Tutuş. Kabul etme (vücut). Kabul edilmek. Tutulan balık miktarı. Çevirmek. Alınan taş. Götürmek. (fotoğraf) çekmek. Avalanan hayvan miktarı.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Head : Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Basınç yüksekliği. Yollanmak. Gövde. Baştaki. Kelle. Örtübaşı. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Baş. Çekiç tokmağı.

Take the action : Harekete geçmek. El koymak.

Take the air : Dışarıya çıkıp dolaşmak. Tenek almak. Hava almak. Hava almak için yürüyüşe çıkmak. Dışarıya çıkmak.

Take the cake : (bir aktivitenin vb) en başarısızı olmak. En başarısız sonucu almak. Birinciliği kazanmak.

Take the burden off : Sorumluluğu bırakmak.

Take the bull by the horns : Bir işe cesaretle girişmek. Doğrudan ve süratle durumla ilgilenen. Boğayı boynuzlarından yakalayan. (bir) sorunun üzerine gitmek. Gözünü daldan budaktan esirgememek. Gözünü daldan budaktan sakınmamak. Güçlüklere cesaretle karşı koymak. Güçlüklere göğüs germek. Zorluğa cesaretle göğüs germek. Pabuç bırakmamak.

 

Take the bus : Otobüse binmek. Otobüsle gitmek.

Take the bad with the good : Gülü sevip dikenine katlanmak. İyi ve kötüyü bir arada kabul etmek.

İngilizce Take the head Türkçe anlamı, Take the head eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take the head ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come in : Yaygın olmak. Girmek. Olmak (yarışma sonunda belirli bir sırada). Gözde olmak. Seçilmek. Moda olmak. Haline gelmek. Gelmek. İçeriye girmek.

Take control : Yönetimi ele geçirmek. İdareyi almak. Yönetimi ele almak. Dizginleri ele almak.

Take the lead : Yönetimi ele almak. Liderlik yapmak. Rehber olmak. Öncülüğünü yapmak. Liderlik etmek. Önayak olmak. Önderlik etmek. Başı çekmek. Liderliği veya önderliği almak.

Lead off : İşe koyulmak. Başlatmak. İşe girişmek. Yol göstermek. Başlangıç. İşe başlamak. Başlamak.

Take pride of place : En yüksek mevkiye gelmek. Vitrinde olmak. Gözönünde olmak.

Take command : Komutayı almak.