Talak kazmak nedir, Talak kazmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ekilen tohumları çapayla toprağa karıştırmak.

İri toprak parçalarını çapayla ezmek.

Talak kazmak tanımı, anlamı

Tala : 1.Tarla. 2.Ormanların ortasındaki boş, ağaçsız yerler. 3.Dağ sırtlarındaki basamaklar. Ufak dalgacıklar. Bulut parçaları. Kırkılmış koyun, keçi. Dalgıç. Kumar oynayanlardan alınan kağıt yıpranma parası. Tarla

Kazma : Kazmak işi. Toprağı kazıp kaldırma, düzeltme vb. işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç. Kazılarak yapılmış. Kaba, görgüsüz (kimse).

Kazmak : Herhangi bir araçla toprağı açmak, oymak. Bu yolla çukur, kuyu, yol vb. oluşturmak. Hakketmek.

Talak : Evliliğin sona ermesi, erkeğin karısını boşaması.

Karıştırmak : Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.

Karıştırma : Karıştırmak işi.

Tohumlar : Ankara şehrinde, Karaali nahiyesine bağlı bir yer. Bilecik kenti, Yenipazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Karıştır : Karıştırmak.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

 

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Topra : Torba.

Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Ezmek : Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Ezme : Ezmek işi. Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi. Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü. Sebzelerin ezilmesiyle yapılmış olan meze.

 

Çapa : Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı. Çapalama işi.

İri : Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı.

Diğer dillerde Takviyeli warrington halat anlamı nedir?

İngilizce'de Takviyeli warrington halat ne demek ? : the reinforcement warrington wirerope