Tam tutulma nedir, Tam tutulma ne demek

Tam tutulma; Astronomi alanında kullanılan bir terimdir.

Astronomi'deki terim anlamı:

Ay, Güneş ya da herhangi bir gökcisminin örtülerek bir süre karanlık kalması.

Tam tutulma anlamı, tanımı

Tam : Eksiksiz, kesintisiz. Amerikan doları. Ehliyetli, yetkin. O sırada, o anda. Gerçek, kusursuz. Bütün, tüm. Tıpkı. En elverişli, en uygun

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

Tutulma : Tutulmak işi. Halk tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite. Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün veya bir bölümünün görünmez duruma gelmesi olayı.

Gökcismi : Gök boşluğunda yer alan yıldız, gezegen, güneş, bulutsu ve benzerleri adlarla tanınan varlıkların tümüne verilen ad. Uzaydaki cisimlerden her biri; Güneş, Ay, gezegenler, yıldızlar vb.

Bir süre : Kısa bir müddet, bir müddet. Belirsiz bir müddet, bir müddet.

Karanlık : Işık olmama durumu. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Karışık. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Yasalara, töreye uygun olmayan. Işıksız.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

 

Karan : Yapışkan ve kokulu yaprağı olan, bodur funda boyunda dikensiz bir bitki. Yaban nanesine benzeyen bir bitki. [Bakınız: karağan]. Kahraman, yürekli. Karanlık.

Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Güne : Çok güneş alan yer.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ya : "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

 

Ay : Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Tam tutulma anlamı nedir?

İngilizce'de Tam tutulma ne demek ? : totole eclisps