Tayfsal renk yoğunluğu nedir, Tayfsal renk yoğunluğu ne demek
Teknik terim anlamı:
Tayfsal renk yoğunluğu (renk-ölçümsel arılık] Pe aşağıdaki formülle bulunur: Bu formülde: pe: Tayfsal renk oranı (renksel uyarma arılığı) yd: Rengin baskın dalga boyunun üçrenksel koordinatı y: rengin üçrenksel koordinatı. bk. Tayfsal renk oranı (renksel uyarma arılığı), doymuşluk.
Tayfsal renk yoğunluğu anlamı, kısaca tanımı
Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik
Tayf : Görüntü, hayalet, ruh. Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü.
Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).
Tayfsal renk oranı : Tayfsal renk oranı (uyarma arılığı) Pe aşağıdaki denklemle tanımlanır: Bu denklemlerde: x ve y söz konusu rengin üçrenksel koordinatları, xd ve Yd bu rengin baskın dalga boyunun üçrenksel koordinatları, xw ve yw ise belirli renksiz noktanın üçrenksel koordinatlarıdır. x'li ya da y'li formüllerden, sayılarının salt değeri daha büyük olanı seçilmelidir. Baskın dalga boyu olmayan renkler için (purpuralar) xd ve ydye purpuralar çizgisi üzerinde bulunacak noktanın üçrenksel koordinatlarının değerleri verilmelidir. bk. doymuşluk.
Dalga boyu : Yan yana iki dalga sırtı arasında kalan ve uzunluğu yerine göre birkaç metreden birkaç yüz metreye kadar ulaşabilen yatay uzaklık, dalga uzunluğu. Devirli hareketlerde bir devir içindeki hareketin yayıldığı uzaklık, dalga uzunluğu.
Renkölçüm : Bir özdekten geçen ya da yansıyan ışığı çözümleyerek o özdeğin özelliklerini inceleme. Derişimi bilinen ve bilinmeyen çözeltilerde ölçün renkte bir ayıraçla oluşturulan renklerin yeğinliklerini karşılaştırarak yapılan çözümleme.
Koordinat : Belirli bir molekül içinde özel bir konuma sahip bir atoma bağlı olan atom veya atom grubu. Bir yüzey üzerinde veya uzayda bir noktanın yerini bulmaya yarayan ana çizgilerden yatay olanı, apsis.
Doymuşluk : Doymuş olma durumu.
Baskın : Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.
Formül : Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.
Rengin : Renkli, parlak renkli. Güzel, hoş. Süslü.
Uyarma : Uyarmak işi, ihtar, tembih. Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi.
Doymuş : Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş. Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu. İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş.
Arılık : Temizlik, saffet, sililik. Günahsızlık. Kovanların konulduğu yer, kovanlık.
Arılı : Hastalıklı. Ağrılı. Adıyaman ilinde, Kâhta ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Ardahan şehri, Posof belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Artvin şehri, Ortacalar bucağına bağlı bir yer. Erzurum kenti, Tortum belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Gümüşhane ili, Torul ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Rize şehri, Fındıklı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Baskı : Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.
Aşağı : Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.
Dalga : Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
Diğer dillerde Tayfsal renk yoğunluğu anlamı nedir?
İngilizce'de Tayfsal renk yoğunluğu ne demek ? : colorimetric purity

Bu kısımda Tayfsal renk yoğunluğu nedir? Tayfsal renk yoğunluğu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tayfsal renk yoğunluğu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tayfsal renk yoğunluğu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.