Taylor kuralı nedir, Taylor kuralı ne demek

Taylor kuralı; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Merkez bankalarının kısa dönem borç verme faiz oranlarını, gerçekleşen gayrisafi yurtiçi hasıla ve potansiyel gayrisafi yurtiçi hasıla arasındaki fark ile gerçekleşen enflasyon ve hedeflenen enflasyon oranı arasındaki sapmalar ile aynı yönde değiştirmesi gerektiğini ileri süren ve John Taylor tarafından geliştirilen para politikası kuralı.

Taylor kuralı anlamı, tanımı

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme

Kural : Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

Kuralı : Kurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen (asker).

Gayrisafi yurtiçi hasıla : Genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, bir ülkenin coğrafi sınırları içerisinde üretilen tüm sonul mal ve hizmetlerin piyasa değeri. karşılığı gayrisafi milli hasıla, safi yurtiçi hasıla, yurtiçi gelir, gayrisafi yurtiçi gelir.

 

Para politikası : Bir ekonomide belirlenen iktisat politikası amaçlarına ulaşabilmek için para yetkelerinin para politikası araçlarını kullanarak para sunum miktarını değiştirerek uyguladığı politikalar.

Yurtiçi hasıla : Net yurtiçi hasıladan dolaylı vergilerin düşülmesi ve sübvansiyonların eklenmesiyle bulunan, yurtiçi gelirle özdeş olan milli gelir büyüklüğü. karşılığı safi yurtiçi hasıla, yurtiçi gelir, milli hasıla.

Potansiyel : Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).

Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.

Kısa dönem : Firmanın üretim sürecinde kullandığı girdilerin bir kısmının miktarını, dolayısıyla üretim miktarını değiştirebileceği kadar kısa bir zaman aralığı. karşılığı çok kısa dönem, uzun dönem.

Gayrisafi : Karışık, katışık.

Enflasyon : Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.

Politika : Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

Politik : Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Hasıla : Bir işten elde edilen sonuç.

Oranla : Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Sapma : Sapmak işi. Bir ışının saydam bir biçmeden geçtikten sonra giriş doğrultusu arasında oluşturduğu açı. Bazı kelimelerin kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu: Ben-ge bene yerine bana, sen-ge sene yerine sana olması gibi. Serbest bir mıknatıslı iğnenin denge konumundayken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı.

Diğer dillerde Taylor kuralı anlamı nedir?

İngilizce'de Taylor kuralı ne demek ? : taylor rule