Temel anamal nedir, Temel anamal ne demek

Temel anamal; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Paylara bölünmüş ortaklık anamalı.

Kurucular ya da ortaklarca yüklenilen anamal.

Temel anamal anlamı, tanımı

Teme : Tümden : Bu iş teme kaldı

Anamal : Sermaye.

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Ortaklık anamalı : Ortaklığın kurulması ve çalışması sağlanılmak üzere konulan anamal.

Kurucular : Ortaklığı kuran, meydana getiren kişiler.

Ortaklık : Ortak olma durumu, iştirak, müşareket, şeriklik. İki veya daha çok kimsenin iş yaparak kazanç elde etmek için birleşmeleri, şirket.

Ortaklar : Şürekâ. Aydın kenti, Ortaklar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ili, Köprüköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Eskişehir şehrinde, Sivrihisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep kenti, Burç bucağına bağlı bir yer. Hakkâri şehrinde, Şemdinli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Rize şehri, Çamlıhemşin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ilinde, Havza belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas şehrinde, Yıldızeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

 

Ortaklı : Gaziantep kenti, İslâhiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş kenti, Afşin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin ilinde, Mazıdağı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Siirt şehri, Eruh ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kurucu : Bir kurumun, bir işin kurulmasını sağlayan, müessis. Cümleyi oluşturan ögelerin her biri. Bir kuruluşu oluşturan kimse.

Bölün : Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

 

Ya : "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Temel anamal anlamı nedir?

İngilizce'de Temel anamal ne demek ? : capital stock