To the point türkçesi To the point nedir
- Dip çizgisine kadar.
- Meselenin kalbine kadar.
- Konunun özüne.
- Tam yerinde.
- Dibine kadar.
- Tam yerinde isabetli.
- Beneği vuran.
- İsabetli.
- Ucuna kadar.
- İşareti vuran.
To the point ile ilgili cümleler
English: Ali got right to the point.
Turkish: Ali hemen konuya girdi.
English: The situation has come to the point where we either sink or swim.
Turkish: Durum ya batarsın ya da çıkarsın noktasına geldi.
English: Get to the point.
Turkish: Sadede gel.
English: Get to the point!
Turkish: Sadede gel!
English: Encryption technology has advanced to the point where it's pretty reliable.
Turkish: Şifreleme teknolojisi onun oldukça güvenilir olduğu noktaya göre gelişti.
To the point ingilizcede ne demek, To the point nerede nasıl kullanılır?
To : Oranla. İle. Karşı. Ye. Göre. Ya. Kala. E. Kadar. E doğru.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.
Point : Noktalamak. Çevirmek. Ucunu sivriltmek. Nokta. Doğrultmak (silah). Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Sivrilmek. Tevcih etmek. Ferma yapmak (av köpeği). Fermaya oturmak.
Be to the point : İsabetli olmak. Yerinde olmak.
Brief but to the point : Kısa ve özlü.
To the accompaniment of : Eşliğinde.
Come straight to the point : Direk olarak alttaki çizgiye inme. Dikkatini işe verme. Meselenin kalbine gitme.
Get straight to the point : Hemen konuya girmek. Neticeye varmak. Sonuca varmak. Sadede gelmek.
Keep to the point : Konudan sapmamak. Konuya sadık kalmak.
Came straight to the point : Dikkatini işe verme. Direk olarak alttaki çizgiye inme. Meselenin kalbine gitme.
İngilizce To the point Türkçe anlamı, To the point eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak To the point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Well directed : Hedefini şaşmayan.
Pat : Tam zamanında. Okşamak. Sıvazlamak. Okşama. Elle hafifçe vurmak (takdir veya sevgi belirtisi olarak). Münasip. Hafifçe vurma. Pışpışlamak. Yumuşakça vurmak (takdir veya sevgi belirtisi olarak).
Accurately : Kusursuzca. Tam olarak. Doğru olarak. Kesin olarak.
To the purpose : Faydalı olarak. Yerinde. Amaca yönelik. İlgili olma. -a ait olma. İlgi ve öneme göre. Bir parçası olma. Amaca göre. Amaca uygun.
Incisive : Kesici. Zekice. Zeki. Keskin. Dokunaklı. Sivri. Direkt. Soruna doğrudan eğilen. Acı.
On the spot : Başı belada. Yerinde. Zor durumda. Tehlikede. Derhal. Hemen oracıkta. Mahallinde. Tam vaktinde. Hemen.
In position : Gerekli konumda. Mevzide. Ateşe hazır. Yerinde. Tam uygun durumda.
Sagacious : Akıllıca. Bilge. Sağgörülü. Sağ görülü. Anlayışlı. Akıllı. Ferasetli. Arif. Zeki.
In point : Uygun. Yerinde. Münasip.
To the point synonyms : on the mark, felicitous, unerring, seasonable, pointed.

Bu kısımda To the point kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede To the point ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce To the point anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz To the point ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.