Topluluk güvencesi nedir, Topluluk güvencesi ne demek

Topluluk güvencesi; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Toplumsal Güvenceler Kurumunun, işveren, dernek, birlik, sendika ve diğer örgütlerle bunların güvenceli durumda olmayan işçileri adına toplu güvence kollarından birisi ya da birkaçı; tümü için yapabileceği güvence.

Topluluk güvencesi anlamı, kısaca tanımı

Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella)

Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

Güvence : Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.

 

Toplumsal güvenceler kurumu : Kişilere ilişkin çeşitli hakların korunması ve güvencelerin gereği gibi ve yaşlarına göre uygulanabilmesi amacıyla örgütlenen tüzel kişiliği kapsayan devlet kuruluşu.

Toplumsal güvence : Toplumsal güvenliğin sağlanabilmesi için kişinin güven altına alınması.

Toplu güvence : İşverenin işçileri işin yaptırıdğı toplu güvence.

Güvenceli : Güvencesi olan, güvence sağlayan, garantili.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

İşveren : İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron.

Sendika : İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik.

Birkaçı : Az sayıda olan kimse veya şey.

Birisi : Herhangi bir kimse.

Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Kollar : Hız yarışlarında, çeyrek-sondan sonlamaya dek, iki kez yapılan koşuların ikisine birden verilen ad. Bunların ilkine "ilk kol", ikincisine ise "ikinci kol" denir. İki yarışı da aynı koşucu kazandığında dönü atlanır. Eğer bunların birini bir koşucu, öbürünü öteki koşucu kazanırsa, bir üçüncü yarış daha yapılır ki buna da "son kol" denir.

Dernek : Toplantı, düğün. Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk, cemiyet. Pazar veya panayır kurulan gün, deri (II).

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Diğer dillerde Topluluk güvencesi anlamı nedir?

İngilizce'de Topluluk güvencesi ne demek ? : collective insurance