Toplumsal dengesizlik nedir, Toplumsal dengesizlik ne demek

Toplumsal dengesizlik; Sosyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Bir toplumun ya da toplumsal kümenin temel öğelerinin karşılıklı uyumlarını yitirmeleri sonucu ortaya çıkan ve toplumsal çözülmeye götürebilecek olan durum.

Toplumsal dengesizlik tanımı, anlamı

Deng : Denk, eşit, uygun. Sersem, dengesiz, akılsız, dalgın. Denk, eş

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

Dengesiz : Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.

Dengesizlik : Bir şeyde denge bulunmaması durumu. Bir kimsenin tutum ve davranışlarında beklenmedik değişmeler olması, istikrarsızlık.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

 

Toplumsal denge : Bir toplumun başlıca kesimlerinin geniş ölçüde bir uyum içinde bulunmasını sağlayan toplum ve kültür bakımından bütünleşme.

Toplumsal çözülme : Birbirine bağlı kişiler veya gruplar arasında amaca ulaştıracak görevlerin yapılamaması sebebiyle ilişkilerin bozulması.

Toplumsal küme : Türlü etkileşimlerle bir arada bulunan,birden çok sayıda bireyden oluşan toplumsal birim.

Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Çözülme : Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.

Yitirme : Yitirmek işi.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Diğer dillerde Toplumsal dengesizlik anlamı nedir?

İngilizce'de Toplumsal dengesizlik ne demek ? : social disequllibrium