Toros kurbağası nedir, Toros kurbağası ne demek

Toros kurbağası; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

İki yaşamlılar (Amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımından, sadece Toroslar'da Bolkar dağındaki Karagöl ve Çinigöl’de yaşayan, 7.5 cm kadar boyda, sırt tarafı sarımsı kirli yeşil, sarımsı pembe ya da gri yeşil olan ve üzerinde koyu lekeler bulunan bir tür.

Toros kurbağası anlamı, kısaca tanımı

Kurb : Tarsus ekleminin arka yüzü ve kalkaneusun alt kısmı dogmasal veya edinsel olarak gelişen tendojen veya osteojen şişkinlikler

Toros : Kaba : Şu adam çok toros. Kütüklerin ve büyük ağaçların tepelerine açılan, kolay sürüklenmesini sağlayan kayış ya da ipin geçirildiği delik. “Anadolu´nun güney kesiminde Akdeniz kıyıları boyunca uzanan sıradağ.”. İçel şehri, Güzeloluk bucağına bağlı bir yer.

Kurbağa : Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.

Kuyruksuz iki yaşamlılar : Sınıfından, kuyrukları kaybolmuş, bacakları iyi gelişmiş, art bacakları sıçramaya elverişli, kara, su ve ağaçlarda yaşayan türleri olan bir takım. Kurbağalar.

 

İki yaşamlılar : Hem suyun içinde hem de karada yaşayabilen canlılar, amfibi. Omurgalılar (Vertebrata) dalının, kurbağa ve semenderleri içine alan, balıklarla sürüngenler arasında birçok karakterlere sahip, soğukkanlı, larva evresinde metamorfoz geçiren, larvaları solungaçla, erginleri akciğerlerle solunum yapan, doğuran türleri de bulunan, bazıları zehirli, küçük boylu ve çıplak derili türleri içine alan bir sınıf. Amfibyumlar. Omurgalılar dalının, kurbağa ve semenderleri içine alan, balıklarla sürüngenler arasında birçok karaktere sahip, soğukkanlı, larva evresinde metamorfoz geçiren, larvaları solungaçla, erginleri akciğerlerle solunum yapan, doğuran türleri de bulunan, bazıları zehirli, küçük boylu ve çıplak derili türleri içine alan bir sınıf, amfibiler. Larva döneminde solungaç solunumu yapan, metamorfoz sonrasında ise genellikle akciğer solunumu yapan Anura (kurbağalar) ve Caudata (semender) takımlarını içeren omurgalı hayvan sınıfı, amfibya.

İki yaşamlı : Hem suyun içinde hem karada yaşayabilen, amfibik.

Kuyruksuz : Kuyruğu olmayan.

Toroslar : İçel şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Amphibia : [Bakınız: iki yaşamlılar]. İki yaşamlılar. [Bakınız: amfibyumlar].

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Sarımsı : Rengi sarıyı andıran, sarıya benzeyen, sarımtırak.

Karagöl : Adıyaman şehrinde, Çelikhan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Adıyaman ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Samsun şehri, Ondokuzmayıs ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ili, Gemerek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ilinde, Ulaş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Sadece : Yalnızca.

Kuyruk : Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Dağın : Çitlembik ağacı ve meyvesi.

Diğer dillerde Toron anlamı nedir?

İngilizce'de Toron ne demek ? : thoron