Amphibia nedir, Amphibia ne demek

Amphibia; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: iki yaşamlılar].

Zooloji'deki anlamı:

[Bakınız: amfibyumlar].

Teknik terim anlamı:

İki yaşamlılar.

Amphibia hakkında bilgiler

İki yaşamlılar ya da ikiyaşayışlılar, amfibiler, amfibyumlar (Latince: Amphibia), amniyotik yumurtaya sahip olmayan, Gymnophiona takımı hariç diğer iki takım (Anura ve Caudata) dört üyeli, değişkensıcaklı, derisi çıplak ve nemli, göğüs kemiği hiçbir zaman kaburgalarla bağlanmamış, çoğu ses çıkarabilen, su dışında yaşayan ilk omurgalılar olan hayvan sınıfı.

Amphibia tanımı, anlamı

Amniyotik yumurta : Sürüngenlerin yumurtalarına verilen ad; dış kabukları içinde bolca su kapsayan, gazları geçirebilen fakat sıvılara geçirgen olmayan, bu sebeple kara çevresine uyan, gelişmesi için sulu ortam gerekmeyen yumurta

İki yaşamlılar : Hem suyun içinde hem de karada yaşayabilen canlılar, amfibi. Omurgalılar (Vertebrata) dalının, kurbağa ve semenderleri içine alan, balıklarla sürüngenler arasında birçok karakterlere sahip, soğukkanlı, larva evresinde metamorfoz geçiren, larvaları solungaçla, erginleri akciğerlerle solunum yapan, doğuran türleri de bulunan, bazıları zehirli, küçük boylu ve çıplak derili türleri içine alan bir sınıf. Amfibyumlar. Omurgalılar dalının, kurbağa ve semenderleri içine alan, balıklarla sürüngenler arasında birçok karaktere sahip, soğukkanlı, larva evresinde metamorfoz geçiren, larvaları solungaçla, erginleri akciğerlerle solunum yapan, doğuran türleri de bulunan, bazıları zehirli, küçük boylu ve çıplak derili türleri içine alan bir sınıf, amfibiler. Larva döneminde solungaç solunumu yapan, metamorfoz sonrasında ise genellikle akciğer solunumu yapan Anura (kurbağalar) ve Caudata (semender) takımlarını içeren omurgalı hayvan sınıfı, amfibya.

 

Göğüs kemiği : Göğsün ön tarafında, üzerine kaburga kıkırdakları ile köprücük kemiklerinin eklendiği yassı kemik, iman tahtası.

Amfibyumlar : Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı.

İki yaşamlı : Hem suyun içinde hem karada yaşayabilen, amfibik.

Omurgalılar : Memelileri, kuşları, amfibyumları, sürüngenleri, yuvarlak ağızlıları ve balıkları içine alan hayvanlar âlemi (Vertebrata).

Omurgalı : Omurgası bulunan. Dirayetli, ilkeli.

Değişken : Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

 

Kaburga : Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe.

Değişke : Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.

Latince : Latin dili. Bu dille yazılmış olan.

Hiçbir : Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Omurga : Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Çıplak : Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Diğer dillerde Ampersarım anlamı nedir?

İngilizce'de Ampersarım ne demek ? : ampere-turn