Triable türkçesi Triable nedir

  • Muhakeme olunabilir.
  • Davası görülebilir.
  • Görülebilir.
  • Adli soruşturma yapılabilir.
  • Test edilebilir.
  • Yargılanabilir.
  • Bakılabilir.

Triable ingilizcede ne demek, Triable nerede nasıl kullanılır?

Triacetate : Triasetat.

Triacetate base : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Triasetat taban. Selüloz triasetattan yapılma, sıcağa en dayanıklı yanmaz taban çeşidi.

Triacetin : Gliserli triyasetat.

Triacetonamine : Triasetonamin.

Triacid : Triasit. Üç asitli.

Triad : Üçlü topluluk. Üçlü türküm. Üç değerli bir element. Üçlük akort. Üçlü takım. Üç değerlikli. Üçlü benek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Üçlü grup. Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek.

Triadic : Üç kat. Üçlü. Üçlü gruba ait.

Triade : Triyad.

Triacylglycerol lipase : Lipaz. Triaçilgliserol lipaz. Diyetle alınan triaçilgliserollerin dış yağ açil gruplarının ayrılmasını katalizleyen hidrolaz sınıfından bir enzim, trigliserit lipaz.

Triads : Üçlü topluluk. Üçlü. Üçlük akort.

İngilizce Triable Türkçe anlamı, Triable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Triable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Mot : Nükte.

Column : Basamak. Kuyruk. Takla atarak birbirinin omuzuna, çıkan ve bir «sütun» oluşturulan görünüş bk. dörtlü kolon, üçlü kolon. Köşe yazısı. Basamak (matematik terimi). Kol. Makale. Kolon. Sütun.

Field trial : Saha denemesi veya deneyi.

Treatable : İşlenmeye müsait. Tedaviye elverişli. Tedaviye cevap veren (özellikle ilaç). Tedavi edilebilir. Tedaviye cevap veren. İşlenebilir.

Perceptible : Sezilebilir. Farkedilebilir. Farkedilebilen. Algılanabilir. Kavranabilir. Duyulur. Anlaşılır. Duyulabilir. Somut.

Row : Bir salonda yan yana dizilen koltuklardan oluşan dizi. Oturma yeri dizisi. Gürültü yapmak. Sandal gezisi. Kavgaya karışmak. Dizi. Gürültü. Kürekle donatmak. Yansıra. Bir dizeyi oluşturan yatay öğe dizilerinden her biri.

Assayable : Üstlenilebilir olan bir şey. Analiz edilebilir. Denenebilir.

Endeavour : Emek harcamak. Çaba harcamak. Uğraş göstermek. Yapmaya çalışmak. Çalışmak. Gayret etmek. Çaba göstermek. Uğraşmak. Çabalamak. Denemek.

Seeable : İzlenebilir. Seyredilebilir.

Test : Tutum, yeti, yetenek ve becerileri ölçmek üzere başvurulan ve ölçünlenmiş edimli ya da sözlü sınarlardan oluşan ölçme aracı. Denetim. Kriter. Bilgisayar, eğitim, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sınav. Ölçü. Araştırmak. Kişilerin yetenek, bilgi ve becerileri ile anıklıklarını ölçmeye yarayan herhangi bir araç ya da yöntem. zihinsel bir çalışmanın niteliğini belirtmek ve saptamak amacıyla yapılan nesnel olarak değerlendirilebilen sınav sorularının tümüne verilen ad. sınav. (not: fr., ing. test karşılığı ruhbilim terimleri sözlüğü'nde ölçer terimi önerilmiştir.). Deneme. Muayene etmek.

 

Triable synonyms : pilot program, clinical trial, array, preclinical trial, clinical test, ministry of transportation test, statistical table, tabular array, mot test, double blind, preclinical phase, snellen test, actuarial table, preclinical test, trying on, visual, endeavor, can be seen, contents, discernable, assay, distinguishable, effort, table of contents, tryout, calendar, fitting, noticeable, file allocation table, try, periodic table, discernible, justiciable.

Triable zıt anlamlı kelimeler, Triable kelime anlamı

Disembarrassment : Güç bir durumdan kurtarma. Sıkıntıdan kurtarılma. Rahatlatma. Sıkıntıdan kurtarma.

Consistent : Devamlı. Kıvamlı. Sürekli. Bağıntılı. Uygun. Kalıcı. Tutarlı. Uyumlu. Mütemadiyen. İstikrarlı.

Invariable : Sabit. Sürekli. Değişmez. Daimi. İstisnasız. Sabit kalan. Devamlı. Değişmeyen. Her zaman aynı olan. Değiştirilemez.

Triable antonyms : constant.

Triable ingilizce tanımı, definition of Triable

Triable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fit or possible to be tried. Liable to be subjected to trial or test.