Turn upside down türkçesi Turn upside down nedir

  • Ters dönmek.
  • Altüst olmak.
  • Devrilmek.
  • Altüst etmek.
  • Başaşağı çevirmek.
  • Ters çevirmek.
  • Alabora olmak.
  • Didiklemek.
  • Altını üstüne getirmek.

Turn upside down ingilizcede ne demek, Turn upside down nerede nasıl kullanılır?

Turn : Hastalık nöbeti. Heyecan. Ekşitmek. Kıvırmak. Saptırmak. Ekşimek. Varmak. Vazgeçirmek. Döndürmek. Dönemeç.

Upside : Avantaj. Üst yüzey. İyi taraf. İyi yan. Olumlu yön veya taraf. Üst taraf. Üst tarat ya da parça.

Down : Aşağısına doğru. Beri. Düşürmek. Çabucak içmek. Aşağısında. Çökmek. Alaşağı etmek. Yıkmak. İndirmek.

Upside down : Tepetaklak. Tersyüz. Karmakarışık. Tepetakla. Baş aşağı. Altüst. Tepetaktak. Tepe taklak. Başaşağı.

Turn everything upside down : Her şeyi altüst etmek.

İngilizce Turn upside down Türkçe anlamı, Turn upside down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turn upside down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leave no stone unturned : Çok dikkatli aramak. Her yeri aramak. Didik didik aramak. Çalmadık kapı bırakmamak. Çalınmadık kapı bırakmamak. Hiçbir şeyi atlamamak. Bir görevi yerine getirmek için elinden geleni yapmak. Tamamıyla ve kapsamlı bir biçimde bakmak ve aramak. Elinden gelen her şeyi yapmak.

 

Turn inside out : Tersyüz etmek. Döndürmek. Tersine çevirmek. İçini dışına çevirmek. İçini dışına çıkarmak.

Capsize : Alabora etmek. Değişivermek. Devirmek.

Agitate : Çalkalamak. Tahrik etmek. Sallamak. Üzmek. Galeyana getirmek. Sarsmak. Acı vermek. Dalgalandırmak. Çalkalanmak.

Grubs : Kök sökmek. Ağır iş yapmak. Yedirmek. Toprağı eşelemek. Eşelemek. Yemek yemek. Toprağı kazmak. Çapalamak. Ot ve kökleri temizlemek.

Go haywire : Şalteri atmak. Kontrolden çıkmak. Balatayı yakmak. Karışmak. Delirmek. Arapsaçına dönmek. Tepesi atmak. Kafayı yemek. Bozulmak.

Upset : Bozulmak. Keyfini kaçırmak. Şişirmek. Bozuk. Devrilmiş. Alabora etmek. Bulandırmak. Sinirli.

Delve into : -yı derinlemesine araştırma (bir konu mesele vs). Derinlemesine araştırmak. -nın içine dalma. Araştırmak.

Foraged : Karıştırarak aramak. Yağmalamak. Araştırmak. Yiyecek aramak. Aramak. Baskın yapmak. Eşelemek. Yem. Toplamak.

Cluttering : Hızlı konuşma. Darmadağın etmek. Yığmak. Karmakarışık konuşma. Tıka basa doldurmak.

Turn upside down synonyms : tease out, overset, bollixing, bollixed, agitating, grubbing, overturned, clutter up, upturns, scutch, overturns, ransack, evaginate, fall, forage, depolarise, grubbed, be overturned, be disordered, bedevilling, bedevilled, be overthrown, turn over, capsizal, be in a mess, bedevil, ransacks, come apart at the seams, tilt over, take something to heart, turn, turn under, root about.