Tutamaklı nedir, Tutamaklı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Çevrimli, tutumlu. 2.Eli işe yatkın, becerikli.

Eli işe yatkın, becerikli.

Temiz, tutumlu.

Tutamaklı kısaca anlamı, tanımı

Tuta : 1.Karadut. 2.El ile meyve toplama işi ya da el ile toplanmış meyve : Bu elmalar tuta mıdır?. Meyveleri elle toplama. [Bakınız: duta]. [Bakınız: dutarık]

Tutam : Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay, hisse, parti, lot.

Tutamak : Tutamaç. Tutunacak, dayanacak, güvenecek şey.

Becerikli : Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane.

Tutumlu : Aşırı harcamalardan kaçınan, idareli, muktesit.

Yatkın : Bir yana eğilmiş, yatık. Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük. Bir işte yeteneği, becerisi olan. Benimsemiş, alışmış, eğilimli.

Beceri : Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

Tutum : Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

Temiz : Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

 

Temi : Bitki, ağaç, meyve kümesi.

Bece : Ocak. Pencere, tavan penceresi, dumanın çıkması ve evin ışık alması için toprak damlarda açılan delik. Arı oğulu.

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

İşe : Fidan. Şey.

Diğer dillerde Tutamakla çalışma anlamı nedir?

İngilizce'de Tutamakla çalışma ne demek ? : exercises at the bar, side practice