Undergone türkçesi Undergone nedir

Undergone ile ilgili cümleler

English: Have you undergone any surgery before? For what reason?
Turkish: Daha önce hiç ameliyat oldun mu? Hangi sebepten?

Undergone ingilizcede ne demek, Undergone nerede nasıl kullanılır?

Undergo an operation : Ameliyat geçirmek. Ameliyat olmak. Ameliyata girmek (hasta).

Undergo surgery : Bir ameliyat geçirmek. Geçirilen ameliyat. Ameliyat olmak.

Undergo treatment : Tıbbi tedavi görmek.

Undergo : Maruz kalmak. Çekmek. Maruz kalmak (katlanılması zor bir şeye). Başına gelmek. Geçirmek. (sıkıntı) çekmek. Katlanmak. Uğramak. -e uğramak. Geçirmek (hastalık).

Undergoes : (katlanılması zor bir şeye) maruz kalmak. Maruz kalmak. Katlanmak. Uğramak. Geçirmek. Görmek. Geçirmek (hastalık). Çekmek. Başına gelmek. Maruz kalmak (katlanılması zor bir şeye).

Undergirding : Desteklenmek. Kuvvetlenmek. Desteklemek. Alttan güçlendirmek. Alttan desteklemek. Güçlendirmek. Kuvvetlendirmek. Alttan kuşaklamak.

Undergird : Alttan desteklemek. Kuvvetlenmek. Desteklemek. Alttan kuşaklamak. Kuvvetlendirmek. Desteklenmek. Güçlendirmek. Alttan güçlendirmek.

Undergoing : Çekmek. Geçirmek. Katlanmak. Başına gelmek. Süren. Uğramak. Süregelen.

Underglaze : Alt sır. Ön sırlama. Süslenebilecek bir yüzey yaratmak için uygulanan bir sırlama ve üzerine uygulanan ikinci bir sır uygulaması. Alt sırlama. Sırlanmadan önce bir porselen veya çanak çömleğe uygulanan süsleme veya renklendirme. Ön perdahlama. Ön parlatma.

 

Undergirded : Kuvvetlendirmek. Alttan güçlendirmek. Kuvvetlenmek. Alttan kuşaklamak. Güçlendirmek. Desteklenmek. Alttan desteklemek. Desteklemek.

İngilizce Undergone Türkçe anlamı, Undergone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Undergone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come over : Bastırmak. Uzaktan gelmek. Gelmek. Karşı tarafa geçmek. Taraf değiştirmek. Olmak. Üzerine çökmek. Yakalanmak. İzlenim yaratmak.

Emphasise : Belirtmek. Üstüne basmak. Daha belirgin bir şekilde ortaya çıkarmak (örneğin, the skirt she is wearing emphasises her waist {giydiği etek belini ortaya çıkarıyor}) (emphasize olarak da yazılır). Altını çizmek. Önemini belirtmek. Önemine vurgu yapmak. (britanya ingilizcesi) vurgulamak. Daha açık bir şekilde açıklamak. Daha iyi bir şekilde açıklamak. Önemle belirtmek.

Befalling : Olmak. Başa gelen (tecrübe). Başına gelen.

Befallen : Olmak. Başa gelen.

Call at : Ziyaret etmek.

Call upon : Başvurmak. Ziyarette bulunmak. Önünde söylemek. Ziyaret etmek. Ödenmesini talep etmek. Hatırlatmak. Rica etmek. İstemek.

Experiences : Karşılaşmak. Tecrübe etmek. Yaşananlar. Görmek. Başından geçmek. Deneyimler. Denemek. Tatmak. Maruz kalmak.

Come in for : Maruz kalmak. Hak etmek. - in muhatabı olmak (örneğin, “aktör çok fazla eleştiriye maruz kaldı”). Tabi olmak. Miras almak. Mirasa konmak.

 

Punctuate : Noktalama işaretleri koymak. İşaretlemek. Noktalamak. Sözünü kesmek. Araya girmek. Lafını kesmek. (sözü) ikide bir kesmek. Vurgulamak. Noktalama işaretlerini koymak.

Befall : Kötü birşey olmak. Olmak.

Undergone synonyms : bash, carries, drop around, coming through, drop in on, attracts, drop by, carry, derail, accepts, subvert, sabotage, allures, appeal, become of, abide, bear up, bashed, come round, allure, betiding, bashes, drop in, accent, crossest, experiencing, conduct, come under, accite, experience, betide, abided, acquiesces.

Undergone zıt anlamlı kelimeler, Undergone kelime anlamı

Obey : Riayet etmek. Uymak. Tanımak. Söz dinlemek. Sadakat göstermek. -e uymak. Dinlemek. Denileni yapmak. Biat etmek. İtaat etmek.

Stay : Bastırmak (açlığı). Önlemek. Sürdürüp tamamlamak. Oyalanmak. Erteleme. Alıkoymak. Geçiştirmek. Kalma süresi. Durdurmak. Kalma.