Uzun hava nedir, Uzun hava ne demek

Uzun hava; bir müzik terimidir.

  • Türk halk müziğinde, belirli bir karakteri olmayan, bölgesel ögelerin etkisi altında gelişerek özellik kazanmış, yanık bir biçimde okunan türkü

Uzun hava hakkında bilgiler

Geleneksel Türk halk müziğinde genel olarak serbest ritimli (usulsüz) olarak söylenen ezgi türü. Başlıca formları,bozlak,gurbet havası,hoyrat,divan,yol havası,Arguvan ağzı,çamşıhı ağzı,maya, barak ağzı ve müstezattır.Bu uzun havalar usul ile çalınmaz her sanatkarların arzusuna göre serbestçe çalınır.

Uzun hava anlamı, tanımı:

Türk : Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.

Halk : Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu.

Hava : Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Gökyüzü. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Çevreyi kuşatan boşluk. Tarz, üslup. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çekicilik. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Müzik parçalarında tür. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Keyif, âlem.

 

Karakter : Ayırt edici nitelik. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü.

Bölgesel : Bölge ile ilgili veya bir bölgeye özgü olan.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke.

Geliş : Gelme işi.

Kazan : Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap. Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap.

 

Yanık : Yanmakta olan. Rengi koyulaşmış. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Yanmış olan. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Bıkkın, üzüntülü, dertli. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk.

Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.