Verdict türkçesi Verdict nedir

Verdict ile ilgili cümleler

English: Moustapha felt great relief after the verdict was read.
Turkish: Karar okunduktan sonra Mustafa büyük bir rahatlama hissetti.

English: The verdict is in.
Turkish: Mahkeme kararı evde.

English: Moustaphaorrow, the verdict for Moustapha will be announced.
Turkish: Yarın Mustafa için mahkeme kararı açıklanacak.

English: The jury has returned a verdict of guilty.
Turkish: Juri bir suç kararını onayladı.

English: The inquest returned a verdict of accidental death.
Turkish: Soruşturma bir kaza sonucu ölüm olarak geri döndü.

Verdict ingilizcede ne demek, Verdict nerede nasıl kullanılır?

Verdict of guilty : Jürinin verdiği mahkumiyet kararı. Verilen mahkumiyet kararı.

Bring in a verdict of guilty : Suçlu olduğu kararına varmak. Suçlu bulmak.

Return a verdict of guilty : Jürinin suçlu olduğuna karar vermesi. Suçlu bulmak. Suçlu olduğuna karar vermek. Suçlu olduğuna karar vermek (jüri).

Return a verdict of not guilty : Beraat kararı vermek.

Announced his verdict : Hükmünü ilan etti. Kararını belirledi. Kararını tefhim etti.

Render a verdict : Hüküm vermek. Karara varmak. Karar vermek.

Verdigris mushroom : Zehirli mantar.

 

Partial verdict : Kısmi hüküm.

Verdicts : Jüri kararı. Fikir. Juri kararı. Karar. İlam. Kanı. Hüküm. Yargı. Mahkeme kararı. Karar (mahkeme vb).

Compromise verdict : Uzlaşma kararı.

İngilizce Verdict Türkçe anlamı, Verdict eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verdict ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brainwork : Beyin işi. Zihin çalışması. Düşünce. Zihin işi.

Court order : Mahkeme emri. Mahkeme ilamı.

Compromise verdict : Uzlaşma kararı.

Conceiting : Kibir. Kendini beğenme. Düşünce. Kibirli. Şımarıklık. Benlik. Tafra. Kurum. Kendini beğenmişlik.

Finding : Keşfedilmiş şey. Bulunmuş. Buluş. Bulunmuş şey. Bulgu. Keşif. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç. Sonuç. Kalıntı.

General verdict : Genel karar. Bütün sorunu kapsayan jüri kararı.

Determination : Azim. Belirlenme. Niyet. Tümevarımcı bilimlerde genellik ve yasalardan çıkarılmış öndeyilerin gerçekleşme kaçınılmazlığı. Gereklilik. Belirtme. Belirlenim. Tayin. Tespit.

Judgment : Görüş. Doğru ya da yanlış olabilen bir önesürüm. insanın kesin bilgi edinme olanağı bulunmayan bir durumda davranışını üzerine dayandırdığı bir kanı. yargılama yetkesi; yargılama işlemi sonunda yargıcın verdiği karar. Yargılama. Düşünce. Doğru düşünüp karar verme yetisi.

Administration of justice : Yargı idaresi. Adliye. Kaza uygulamaları. Adalet yönetimi.

Decisions : Kararlar. Kararlılık. Sonuç.

Verdict synonyms : false verdict, directed verdict, finding of fact, beliefs, decree, esteems, authority, arbitrament, conception, adjudication, cogitation, special verdict, copy of the judgement, assess, verdicts, ideas, estreat, cogitations, adjudgment, belief, rulings, conceit, adjudgement, constancy, attitude, sentence, deliverance, partial verdict, judgments, adjudications, conviction, arbitraments, judgement.

 

Verdict zıt anlamlı kelimeler, Verdict kelime anlamı

Special verdict : Özel jüri kararı. Mahkemeye hüküm verme yetkisi veren karar.

General verdict : Bütün sorunu kapsayan jüri kararı. Genel karar.

Verdict ingilizce tanımı, definition of Verdict

Verdict kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The answer of a jury given to the court concerning any matter of fact in any cause, civil or criminal, committed to their examination and determination. The finding or decision of a jury on the matter legally submitted to them in the course of the trial of a cause.