Verging türkçesi Verging nedir

Verging ingilizcede ne demek, Verging nerede nasıl kullanılır?

Converging : Birbirine yaklaşan. Yakınsak.

Converging fire : Ateş toplaması. Toplanmış ateş.

Converging lens : Yakınsak mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gelen koşut ışınları eksene doğru kırarak birbirine yaklaştıran, kenarları ortasından daha ince olan mercek çeşidi.

Converging mirror : Yakınsak ayna.

Diverging : Uyuşmamak. Sapan. Sapmak. Ayrılmak. Farklı olmak. Birbirinden uzaklaşmak. Dağılma. Ayrılma. Ayrılan. Değişik.

Verge into : Çalmak (renk).

Diverging lens : Koşut ışık demetini yanlara doğru kırarak birbirinden uzaklaştıran, kenarları ortalarından daha kalın mercek çeşidi. Saptırıcı mercek. Iraksak mercek. Görüntüyü uzaklaştıran mercek. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Verge : Hudut. Yönelmek. Çalmak (renk). Piskopos asası. Sınır. Yaklaşmak. Sınır oluşturmak. Meyletmek. Sınırında olmak. Eşik.

Verger : Zangoç. Kilise memuru.

Verges : Yaklaşmak. Çalmak (renk). Sınır. Piskopos asası. Yönelmek. Hudut. Sınır oluşturmak. Meyletmek. Sınırında olmak. Eşik.

İngilizce Verging Türkçe anlamı, Verging eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Verging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boundary line : Sınır çizgisi. Arazi sınırı.

Crook : Kanca. Dümenci. Sopa. Bükmek. Dolandırıcı. Sapı kıvrık baston. Dirsek. Değnek. Sahtekar. Madrabaz.

Cant : Meyil vermek. Yapmacıklı konuşmak. Eğilmek. Yapmacık konuşmak. İkiyüzlülük etmek. Bükülmek. Dönmek. İkiyüzlülük. İki yüzlülük etmek.

Steer for : Gitmek. Gitmek (belirli bir yere doğru). Rotayı izlemek (belirli bir yere giden).

Gear : Çark dişleri birbirine geçmek. Vites değiştirmek. Pılı pırtı. Alet edevat. Vites. Oturtmak. Takım. Ayarlamak. Çalışma.

Bourne : Amaç. Hedef. Çay. Su. Gaye. Diyar. Memleket. Ülke. Dere.

Borderlands : Sınır ülkeleri. Sınır bölgesi.

Close in on : Kuşatmak. Etrafını çevirmek.

Approaches : Yaklaşımlar. Andırmak. Yanaşmak. Koyulmak. Girişler. Girişmek. Temasta bulunmak. Ulaşmak. Başvurmak.

Verging synonyms : inexperienced person, verge into, be inclined, closes, come up, approached, boundaries, bear, margin, crosier, oblique, door stone, doorstep, variable, frontiers, margining, verges, nut, border, threshold, come on, bear down on, borderline, approximated, varied, cants, swell, crosiers, fronting, ambit, innocent, brink, thresholds.

Verging zıt anlamlı kelimeler, Verging kelime anlamı

Unvaried : Değişmemiş. Aynı kalmış.

Old : Eski zamanlar. Kart. Eski. Pişkin. Eskimiş. İhtiyarlamak. Önceki. Yaşlı. Köhne. ...yaşında.