Yöneyler işlencesi nedir, Yöneyler işlencesi ne demek

Yöneyler işlencesi; Matematik alanında kullanılan bir kelimedir.

Matematik'te terim anlamı:

Yöney değerli işlevlerin türetilmesi ve tümlevlenmesi sorunlarını inceleyen uzbilim dalı.

Yöneyler işlencesi anlamı, tanımı

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım

Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan.

Yöney : Büyüklüğü ile yönü olan nicelik. 2-Daha genel anlamda: Doğrusal bileşme işlemi altında, kapalı, soyut bir matematik uzayını oluşturan öğelerden, matematik nesnelerden her biri. Öklit 2-uzayında ya da Öklit 3-uzayında belirli toplama ve sayılla çarpma işlemleri ile birlikte bir yönlü doğru parçası olarak betimlenen nesne. Bir yöney uzayı (doğrusal uzay) içindeki öğelerden her biri.

Yöney değerli işlev : [Bakınız: yöney işlevi].

Uzbilim : Sayı bilgisi, (aritmetik), cebir, uzam bilgisi gibi kollara ayrılan ve düzenli, ölçülebilir nesneleri inceleyen bilimler topluluğu. Biçim, sayı ve çoklukların yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki ilişkileri usbilim yoluyla inceleyen ve sayıbilgisi, cebir, uzambilgisi gibi dallara ayrılan bilim. Anlamdaş. matematik. [Bakınız: uzsezi].

Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.

Tümlev : Değişken aralıkları ile her aralık ortasındaki işlev değerleri çarpımları toplamının aralıklar küçüldükçe vardığı erey. Bir işlevin, bağlı olduğu değişkenlerin küçük değişimleri için aldığı değerin, değişim aralıkları ile çarpımları toplamının sonsuz küçük değişim aralığı için vardığı erey. Belgin tümlev ya da belgisiz tümlev.

 

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Sorun : Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.

İşlev : Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.

Türe : Adalet.

Soru : Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Yöneyler işlencesi anlamı nedir?

İngilizce'de Yöneyler işlencesi ne demek ? : calculus of vectors, vector calculus