Yağın nedir, Yağın ne demek

Yağın; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sırt.

Düşman.

Kesin, kesinlikle.

Güçlü (yel için).

Yiğit, çevik, güçlü, hızlı, çalışkan.

Hafif.

Kesin, kati.

Yağın isminin anlamı, Yağın ne demek:

Yağmur. Yağın ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Yağın ile ilgili Cümleler

  • Tere yağını peynirden daha çok seviyorum.
  • Yağın sıcaklığı 165 dereceye kadar çıktı.
  • Yağın özelliklerinden biri suda yüzmemesidir.
  • Süt, tere yağına dönüştürülür.
  • Salata yağında balık kızarttı.
  • Patlamış mısır üzerine eritilmiş tere yağını dökün.
  • Bana tere yağını uzat, yapar mısın lütfen?
  • Yağın suyun üstünde yüzdüğünü gördük.
  • Ali garajda yağını değiştiriyor.
  • Etin yağını ayırın.
  • Çocuklar morino karaciğeri yağından nefret ederler.
  • 100 gram tere yağında kaç kalori var?
  • Bu arabanın yağını değiştirmenin vakti gelmiş.

Yağın anlamı, kısaca tanımı

Yağı : Düşman, hasım

Yağınalp : Hareketli yiğit.

Yağınlı : Geniş omuzlu.

Yağınmak : Yapmayı tasarladığı kötülüğü surda burda söylemek, atıp tutmak.

Yağınnı : Sırt.

Yağınözü : Samsun ilinde, Vezirköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kesinlikle : Kesin bir biçimde, kesin, kesin olarak, kesinkes, yüzde yüz, her hâlde, her hâlükârda, mutlak, mutlaka, katiyen, banko.

 

Kesinlik : Kesin olma durumu, katiyet. Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu.

Çalışkan : Gayretli, çalışmayı seven, faal.

Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.

Düşman : Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).

Yiğit : Güçlü ve yürekli, kahraman, alp. Gözü pek, düşüncelerini açıkça söylemekten çekinmeyen (kimse). Delikanlı, genç erkek.

Çalış : Çalma işi.

Kesin : Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu. Kesinlikle.

Çevik : Kolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik, atik tetik.

Hafif : Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

Güçlü : Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan.

 

Hızlı : Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

Kati : Kesin.

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Diğer dillerde Yağımsı göz kapağı anlamı nedir?

İngilizce'de Yağımsı göz kapağı ne demek ? : adipose eyelid