Yalan tanıklık vermek nedir, Yalan tanıklık vermek ne demek
Teknik terim anlamı:
Yalancı şahitlik yapmak, yalan şahadette bulunmak.
Yalan tanıklık vermek tanımı, anlamı
Tanıklık vermek : Şahitlik etmek, şahadette bulunmak. Kanaât getirmek, hükmetmek. "Kelime-i şahadet" getirmek
Tanı : Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.
Tanık : Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit. Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit.
Tanıklık : Tanık olma durumu, şahitlik, şehadet. Tanığın yaptığı iş, şahitlik, şehadet.
Verme : Vermek işi.
Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
Yalan : Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır. Yalancı kimse. Uydurma.
Yalancı şahit : Yalancı tanık.
Şahitlik : Tanıklık.
Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.
Şahadet : Tanıklık. şahıs: kişi. şâhid: tanık. [Bakınız: Şehadet].
Bulunma : Bulunmak işi.
Yalancı : Yalan söylemeyi huy edinmiş olan kimse. Gerçek olmayan, gerçeğe benzetilmiş.
Şahitli : Tanıklı.
Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
Şahit : Tanık.
Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).
Şaha : Balık tutmakta kullanılan, üç ağaç arasına geçirilmiş ağ. Çocukların oyunda kullandıkları iri aşık.
Şahi : Zarbazan denilen topun en büyük türü. Yavuz Sultan Selimin bastırdığı altın para.
Diğer dillerde Yalama hastalığı anlamı nedir?
İngilizce'de Yalama hastalığı ne demek ? : licking disease

Bu kısımda Yalan tanıklık vermek nedir? Yalan tanıklık vermek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yalan tanıklık vermek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yalan tanıklık vermek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.