Yalancı eklem nedir, Yalancı eklem ne demek

Yalancı eklem; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kırıkta hareketsizliğin sağlanamaması nedeniyle kırık uçlarının fibrokartilaj yapıda sert bir tabakayla örtülmesi ve kaynamanın olmayıp kırık uçlarının anormal hareketli bir durum alması, kaynama yokluğu.

Yalancı eklem kısaca anlamı, tanımı

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal

Yalan : Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır. Yalancı kimse. Uydurma.

Yalancı : Yalan söylemeyi huy edinmiş olan kimse. Gerçek olmayan, gerçeğe benzetilmiş.

Kaynama yokluğu : Yalancı eklem.

Hareketsiz : Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

Hareketli : Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

 

Örtülme : Örtülmek işi. Bir gök cisminin yeryüzündeki gözlemciye göre, başka bir gök cisminin arkasından geçmesi.

Kaynama : Kaynamak işi. Boya filminde hava veya solvent buharının kabarcık durumunda bulunması.

Anormal : Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.

Kırıkta : Vergi kalıntısı.

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Yoklu : Yoksul. Fakir, mühtaç, yoksul.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Harek : Fasulye sırığı.

Kırık : Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

 

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Diğer dillerde Yalancı eklem anlamı nedir?

İngilizce'de Yalancı eklem ne demek ? : pseudo-arthrosis