Yanardağ ağzı gölü nedir, Yanardağ ağzı gölü ne demek

Yanardağ ağzı gölü; Coğrafya, Jeoloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Kimi sönmüş yanardağların ağızları içinde oluşan çember biçimli göl.

Jeoloji'deki terim anlamı:

Lav çıkarmaksızın yalnız gaz ve komşu kayaçların parçalarını çıkaran patlamalarla oluşmuş, yanardağ ağzına benzer, çoğunlukla çevresinde fırlatılmış maddeler bulunan sığ bir göl biçiminde çukurluk.

Yanardağ ağzı gölü tanımı, anlamı

Gölü : Peynir ve ayran süzmeye yarayan tekne

Yana : Yağ ile. Taraf, taraf, tarafta, taraftan, tarafına.

Yanar : Aralık ayı. Ocak ayı. Kibrit. Kibrit. (Tepecik Tavşanlı Kütahya). Ilıca, kaplıca. Parlayan, parıldayan. Kaplıca. Aralık ve ocak ayı.

Yanardağ : Magmanın yer içinden yüzeye çıktığı veya geçmişte çıkmış olduğu, genel olarak koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ, volkan.

Yanardağ ağzı : Yanardağın tepesinde, yamacında veya eteğinde arka arkaya patlamalar ve püskürtmelerle oluşmuş koni biçiminde delik, krater.

Sönmüş yanardağ : Yüzyıllardan beri hiçbir etkinlik göstermeyen yanardağ. Uzun zamanlardan beri etkinlik göstermeyen ve artık püskürmesi beklenmeyen, yerkabuğundaki magma haznesi katılaşmış ve gazları tükenmiş yanardağ.

 

Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Çıkarmak : Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.

Çukurluk : Çukur olma durumu. Çukur yer.

Çukurlu : Çukuru olan.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

Patlama : Patlamak işi. Birdenbire gelişme, çoğalma.

Biçimli : Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

 

Çember : Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Diğer dillerde Yanardağ ağzı gölü anlamı nedir?

İngilizce'de Yanardağ ağzı gölü ne demek ? : crater lake, maar