Yankı nedir, Yankı ne demek

"Yankı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ben kimsesiz seyyahı meçhuller caddesinin / Ben yankısından kaçan çocuk kendi sesinin" - N. F. Kısakürek
  • "Bu çığlıklar, ağızdan ağıza, kulaktan kulağa geniş yankılarla bütün yurdu kaplıyordu." - Y. Z. Ortaç

Yerel Türkçe anlamı:

Acı, sızı, zıt anlamlısı yangı

İşte o, ordaki.

Yakacak.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir dalganın bir engele vurarak aynı ortama geri dönmesi.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Ses dalgalarının ya da elektromagnetik dalgaların bir engele çarpıp geri dönmesi olayı; çarpıp geri dönen dalgalar.

Gitar terimi olarak anlamı:

Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses

Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Ses dalgalarının, çeperleri pek soğurucu olmayan bir yerde çarpıp geri dönmesi; bu dönme sonunda sesin geride bıraktığı iz.

Diğer sözlük anlamları:

Aksisada.

Yankı isminin anlamı, Yankı ne demek:

Kız ismi olarak; Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması. Erkek ismi olarak; Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması.

 

Bilimsel terim anlamı:

fizik: Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle oluşan ikinci ses.

televizyon: Dolaysız dalgadan daha uzun bir yol alarak daha geç gelen dolaylı dalganın televizyon camında yaptığı parazit görüntü.

İngilizce'de Yankı ne demek? Yankı ingilizcesi nedir?:

echo, delay, reverberation

Fransızca'da Yankı ne demek?:

echo

Osmanlıca Yankı ne demek? Yankı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

aks-i sedâ

Yankı tanımı, anlamı:

Yankı yapmak : Ses bir yere çarpıp ikinci kez duyulmak.

Yankı uyandırmak : Bir olgu çevrede duygusallık, düşünce, dedikodu gibi tepki yapmak.

Yankı bilimi : Fizik biliminin konusu ses olan kolu, akustik.

Yankıca : Başkasının söylediği sözleri yankı gibi yineleme.

Yankılama : Yankılamak işi.

Yankılamak : Sesi geri çevirmek, yankı durumunda geri döndürmek, inikâs etmek.

Yankılanım : Kapalı bir yerde seslerin dağılım biçimi, akustik.

Yankılanma : Yankılanmak işi.

Yankılanmak : Ses vermek, ses çıkarmak, yankı durumunda geri dönmek, aksetmek.

Yankılı : Yankısı olan.

Yankılı konuşma : Başka birinin kullandığı söz veya cümleleri anlamsız olarak yankı gibi tekrarlama, ekolali.

Yankısız : Yankısı olmayan.

Çarpı : Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.

Dönme : Dönmek işi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi.

 

İkinci : Yeni, bir başka. İki sayısının sıra sıfatı. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen.

Aksiseda : Yankı.

Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil.

Çevre : Yağlık. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit.

Duygu : Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Duyularla algılama, his. Önsezi.

Yankı etkisi : Herhangi bir görüntüye eşlik eden seslerde doğal kaynaklar dışında gerçekleştirilen yankı.

Yankı odası : Ses işliklerinde yankı etkisi elde etmek için kullanılan özel oda.

Yankı tepkisi : Konuşmayı yeni öğrenen çocukların, anlamının bilincinde olmadan ana babalarının söylediklerini yineleme çabaları.

Yankıbilim : fizik: Fiziğin, seslerin dağılımını, etkilerini inceleyen dalı.

Yankıç : Yengeç.

Yankıdüzen : 1 -Kapalı bir yerde ses dağılım biçimi. Ses dağılımı tiyatro yapılarının niteliklerine göre değişir. Fizik biliminin, konusu selen olan kolu

Yankıdüzen bulutları : Çağdaş yeni tiyatro yapılarının tavanına konulan ve bilgisayar tarafından düzenlenen, opera, sözlü tiyatro, oda ya da senfoni orkestrası yankıdüzenini iyi bir biçimde sağlayabilmek için, aşağı yukarı hareket edebilen ve sağa sola dönebilen ses levhaları.

Yankıdüzen levhası : Ses dağılımının düzgün biçimde olmasına yardımcı olan, duvara ya da tavana konulan levha.

Yankıdüzeni : fizik: Kapalı yerlerde, seslerin düzgün bir yolda yayılıp dağılmasını sağlayacak düzenlerle önlemlerin tümü.

Yankılaşım : Takışık iki titreşirden birindeki titreşimin öbürüne atlaması. Erkeleri birbirine çok yakın bir kaç nicemsel durunun doğrusal olarak birleşip, yeni durular oluşturması. Bir molekül ya da yükünün, çok hızlı salınım durumunda olması nedeniyle, atomlarından birinden kopan elektronların bir komşu atoma gidip gelmesi. Ses ya da elektromıknatıssal dalgaların, bir özdekte eş ya da katlı sıklıklarla titreşim oluşturması. Çekirdek içi etkileşmelerde yaşamları 10+22 s. denli kısa olan parçacıklar. fizik: Düzgün hızların etkisiyle, bir salınım genliğinde görülen artım. Takışık iki salıngaçtan birindeki titreşimin ötekine atlaması olayı.

Yankı ile ilgili Cümleler

  • Boş yerler en iyi yankıları üretir.
  • Bir kayalığın tepesinden bağırırsan sesinin yankısını duyabilirsin.
  • Yarasalar yankıyı kullanırlar.
  • Sessiz evin içinde onun sesi yankılandı.
  • Onun sesi koridorda yankılandı.
  • İddialarımız yankılanmaya başlamıştı.
  • Ağlama yankılandı.

Diğer dillerde Yankı anlamı nedir?

İngilizce'de Yankı ne demek? : [Yankee] n. echo, rebound, reflection, reflexion, repercussion, replication, repercussions

Fransızca'da Yankı : écho [le], répercussion [la]

Almanca'da Yankı : n. Echo, Resonanz, Widerhall, Widerschall

Rusça'da Yankı : n. эхо (N), резонанс (M), призвук (M), отголосок (M), отзыв (M), реакция (F)