Yansımalı uzay nedir, Yansımalı uzay ne demek

Yansımalı uzay; Matematik alanında kullanılan bir kelimedir.

Matematik'te terim anlamı:

E" üzerine ß (E",E') güçlü ilingesi konulmak koşuluyla doğal gömevini bir ilingesel eşyapı dönüşümü olurlayan E Hausdorff yerel dışbükey uzayı. Karşılaştırınız. yanyansımalı uzay.

Yansımalı uzay tanımı, anlamı

Uzay : Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk

Yansı : Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Akis. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs. Tepke.

Yansıma : Yansımak işi. Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirme, inikâs. Doğa seslerine benzer seslerle yapılmış olan kelime, taklidî kelime, onomatope: Gürültü, şırıltı, bıngıldak, güm güm, vızıldamak vb.

Yansımalı : Yansıtan veya yansıyan. Tabiat seslerini andıran seslerle yapılmış (kelime), onomatopeik.

Yerel dışbükey uzay : Her bir noktasının dışbükey kümelerden oluşan bir temel yöreler dizgesi var olan ilingesel doğrusal uzay.

Eşyapı dönüşümü : Anlamdaş. eşyapı gönderimi, eşlev I.

Güçlü ilinge : Eşlek ikilimi verildiğinde; , F nin tüm arık sınırlı altkümelerinin takımım göstermek üzere E üzerindeki ilingesi. 2- Bir Banach uzayında düzgenin ürettiği ilinge.

 

Doğal gömev : Olduğunda, herçin I (x) = x koşulunu sağlayan I : B işlevi, Anlamdaş. doğal birlev, kapsama gönderimi.

Konulmak : Koyma veya konma işi yapılmak.

Dışbükey : Yüzeyi tümsek, çıkık ve şişkin olan, tümsekli, muhaddep, konveks.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Konulma : Konulmak işi.

Dönüşüm : Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon. Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme. Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon.

İlinge : Geometride olduğu gibi, katı biçimlerin değil, esneyip sündürülen biçimlerin özelliklerini, değişmezlerini, kimyada da kesin bağ uzaklıklı, açık özdecik biçimleri yerine, yalnız hangi öğeciklerin hangilerine bağlı oldukları üzerinde duran temel matematiksel dal. Verilen bir X kümesi için X in altkümelerinden oluşan aşağıdaki koşullan gerçekleyen £ kümesi : a) £ nin her altkümesinin bileşimi £ nin içindedir, b) £ nin her sonlu altkümesinin kesişimi £ nin içindedir, Anlamdaş. ilingesel yapı. bk. ilingebilgisi.

Koşulu : Şanlıurfa şehri, Demirci bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Dönüş : Dönme işi. Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.

Yerel : Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.

 

Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Diğer dillerde Yansımalı uzay anlamı nedir?

İngilizce'de Yansımalı uzay ne demek ? : reflexive space