Yapmacıkçı nedir, Yapmacıkçı ne demek

Yapmacıkçı; Güzel Sanatlar alanında kullanılan bir sözcüktür.

Güzel Sanatlar'daki anlamı:

(Resim, Heykel) Yalınlıktan yoksun, aldatıcı, gereksiz süslü işler yapan sanatçı. a. bk. yapmacıkçılık.

Yapmacıkçı anlamı, tanımı

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı)

Yapmacık : İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.

Yapmacıkçılık : (Resim, Heykel) Uyanış Çağı ile barok arasındaki ara üslûp. Abartmalı boylu, yapmacık devimli, havada uçar gibi duran betilerin kullanıldığı resim, heykel anlayışı. Örn. Pontorino, Bronzino, Parmigianino, El Greco ve Tintoretto gibi sanatçıların yapıtlarındaki abartılı üslûp anlayışı. a. bk. barok.

Yalınlık : Yalın olma durumu, birleşik veya karmaşık olmama durumu, sadelik. Açık, süsten ve zorlamadan uzak, kolayca anlaşılabilen anlatım, sadelik.

Gereksiz : Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz. Boş yere.

Sanatçı : Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist. Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.

 

Yalınlı : Tek yumurtalıklı hayvan. Denizli şehrinde, Işıklı bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Eskişehir ilinde, Beylikova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Aldatı : İlk bakışta inandırıcı görünmekle birlikte geçerlenemeyen ve olgulara uygun düşmeyen sav ya da çıkarım.

Yoksun : Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum.

Heykel : Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Heyke : Derince kap, kâse.

İşler : Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne.

Yoksu : Yoksa.

Yalın : Alev. Çıplak, kınından çıkmış. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).

Süslü : Süsü olan, süslenmiş, bezenmiş. Süslenmeye, süse çok düşkün olan.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

Diğer dillerde Yapmacıkçı anlamı nedir?

Fransızca'da Yapmacıkçı nedir ? : maniériste