Yargısal örneklem nedir, Yargısal örneklem ne demek

Yargısal örneklem; İstatistik alanında kullanılan bir terimdir.

İstatistiksel anlamı:

Örneklem öğelerinin bir kesiminin araştırıcı yargısına göre doğrudan seçildiği, rasgele olmayan örneklem.

Yargısal örneklem anlamı, tanımı

Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal

Örneklem : Bir araştırmada bütünü anlamak için bütünden seçilen araştırma tekniklerinin uygulanacağı grup.

Yargı : Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza.

Yargısal : Yargı ile ilgili.

Rasgele olmayan örneklem : Rasgele olmayan bir yöntemle elde edilen örneklem.

Araştırıcı : Araştırmacı. Meraklı.

 

Araştırı : Araştırma.

Doğrudan : Aracısız. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.

Rasgele : Bir sürecin olasılıksal yapıda olduğunu belirten terim. Örneğin, bir nesneler kümesinin her bir öğesine eşit seçilme olanağı veren süreç rasgeledir. Söylediği her söze "rasgele" katarak konuşan tip.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Seçil : “Benzerlerin arasından seçil, beğenil, üstün ol, sevgi ve saygı gör” anlamında kullanılan bir isim”.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Kesim : Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

Seçi : Seçme işi. Ayırma, seçme.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Olma : Olmak işi.

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Diğer dillerde Yargısal örneklem anlamı nedir?

İngilizce'de Yargısal örneklem ne demek ? : judgment sample